
ABD Başkanı Donald Trump ve ailesinin kripto varlıkları üzerinden servetlerine el konulacağı iddiaları, Washington hattındaki siyasi bilek güreşinin sokağa yansıması olarak değerlendiriliyor. Bsekonomi tarzıyla, bu iddiaların perde arkasındaki 3 kritik veri:
Beyaz Saray’da Trump dönemiyle birlikte kripto paralara yönelik “Altın Çağ” vaatleri sürerken, muhalif kanattan yükselen “ailenin mal varlığına el konulmalı” sesleri piyasalarda spekülasyon dalgası yaratıyor. İddiaların merkezinde, Trump’ın göreve gelmeden hemen önce Eric Trump aracılığıyla imzaladığı ve BAE bağlantılı olduğu öne sürülen 500 milyon dolarlık gizli hisse satışı yer alıyor. İddiaya göre bu yatırımın ardından, BAE’ye yönelik gelişmiş yapay zeka çipi kısıtlamalarının kaldırılması, Demokratların “Anayasa ihlali” ve “yabancı devletten rüşvet” dosyalarını raftan indirmesine neden oldu.
Yatırımcı perspektifinden bakıldığında, piyasadaki “el koyma” korkusunun hukuki bir temelden ziyade, Bitcoin’in 2026 başında yaşadığı %24’lük değer kaybı ve sert siyasi retorikle beslendiği görülüyor. Mevcut konjonktürde Trump’ın kendi atadığı isimlerle tahkim ettiği Adalet Bakanlığı’nın (DOJ) böyle bir operasyona girişmesi imkansıza yakın dururken, bu haber akışının daha çok 2026 ara seçimleri öncesi bir “algı yönetimi” olduğu değerlendiriliyor. Trump ailesi ise bu iddiaları reddederek, kripto varlıkların “Amerikan finansal bağımsızlığının” bir parçası olduğunu savunuyor.
