
Küresel piyasalarda risk iştahı korunurken, yapay zeka temalı toparlanma ve büyük ölçekli şirket finansman hamleleri hisse senedi endekslerini yeniden zirve bölgesine taşıdı. ABD endeksleri haftaya güçlü başlarken, yatırımcıların odağı kısa vadede istihdam ve enflasyon verilerine, jeopolitik cephede ise Hürmüz Boğazı’ndaki risklere çevrilmiş durumda.
ABD’de S&P 500, yapay zeka kaynaklı satış dalgasının ardından teknoloji hisselerindeki toparlanmayla günü rekor seviyelere çok yakın bir noktada tamamladı. Endeks pazartesi günü yüzde 0,5 yükselirken, Dow Jones 50.000 puanın üzerinde tutunmayı sürdürdü. Küçük ölçekli hisseleri temsil eden Russell 2000 yüzde 0,7 artış kaydetti.
Sektörel bazda bakıldığında, çip üreticilerini izleyen endeksin yüzde 1,4 yükselmesi dikkat çekerken, yazılım şirketlerine odaklanan bir ETF art arda gelen yükselişlerle toplam kazancını yaklaşık yüzde 7’ye taşıdı. Bu hareketin sembol isimlerinden Oracle hisseleri, gün içinde yüzde 9,6’lık sert bir sıçrama yaptı. Piyasa, bu hareketi yapay zeka yatırımlarına yönelik beklentilerin yeniden fiyatlanması olarak okuyor.
Şirket tarafında haftanın en dikkat çekici gelişmelerinden biri Alphabet cephesinden geldi. Alphabet, yapay zeka odaklı uzun vadeli yatırım hedeflerini finanse etmek amacıyla küresel tahvil piyasalarına çıkarak 20 milyar dolarlık ABD doları cinsi tahvil satışı gerçekleştirdi. Bu ihraç, şirket tarihindeki en büyük dolar bazlı borçlanma olarak kayda geçti. Alphabet’in ayrıca İsviçre frangı ve İngiliz sterlini cinsinden tahvil satışlarını da değerlendirdiği belirtiliyor. Piyasa açısından bu adım, büyük teknoloji şirketlerinin bilanço gücünü kullanarak yapay zeka yarışında vites artırdığına işaret ediyor.
Makro cephede ise yatırımcılar haftanın iki kritik verisine odaklanmış durumda. Çarşamba günü açıklanacak ABD tarım dışı istihdam verisinde, ocak ayında istihdamın 68 bin kişi arttığı, işsizlik oranının ise yüzde 4,4 seviyesinde sabit kaldığı tahmin ediliyor. Bu veri seti, Mart 2025’e kadar olan dönemi kapsayan ve istihdamda anlamlı bir yavaşlamaya işaret eden tarihsel revizyonları da içerecek. Cuma günü açıklanacak enflasyon verisi ise Fed’in faiz patikasına yönelik beklentiler açısından belirleyici olacak.
Jeopolitik riskler de fiyatlamaların arka planında etkisini sürdürüyor. Hürmüz Boğazı’nda artan tansiyon, petrol fiyatlarını yukarı iterken, enerji piyasalarında temkinli iyimserlik yerini daha savunmacı bir duruşa bırakmış durumda.
Altın, gümüş ve platin fiyatları bu hafta küresel risk iştahı ve makro belirsizliklerle birlikte dalgalı seyretti. Spot altın ons fiyatı yaklaşık 4.960 USD civarında işlem görürken, kısa vadeli geri çekilmeye rağmen hem güvenli liman talebi hem de Fed belirsizliği nedeniyle dirençli görünüm sürdü. Gümüş ons fiyatı piyasalarda 82 USD civarında işlem görürken jeopolitik ve endüstriyel talep beklentileri bu seviyelerde volatil seyirle fiyatı destekliyor. Platin ons fiyatı ise yaklaşık 2.280 – 2.320 USD bandında işlem görerek değerli metaller arasında yükseliş eğilimini koruyor. Bu seviyeler, doların seyrine ve makro veriler ile jeopolitik risk algısına bağlı olarak kısa vadede dalgalanma potansiyeli taşıyor.
Varlık sınıfları arasında dikkat çeken bir diğer gelişme Çin cephesinde yaşandı. Çin yuanı, Mayıs 2023’ten bu yana en yüksek seviyelerine yükselerek Asya piyasalarında öne çıktı. Kripto paralarda ise yön arayışı devam ediyor; Bitcoin 70 bin dolar sınırı etrafında dalgalı seyrini sürdürüyor.
Genel tabloya bakıldığında, yapay zeka teması küresel piyasalarda iyimserliğin ana taşıyıcısı olmaya devam ederken, bu iyimserliğin kalıcılığı kısa vadede makro veriler ve jeopolitik risklerin seyrine bağlı olacak. Piyasalar için mesaj net: risk iştahı canlı, ancak kırılganlıklar masadan kalkmış değil.
