
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın bugün gerçekleştirdiği iki tahvil ihalesi, iç borçlanma cephesinde talep güçlü görünse de fiyatlama tarafında belirgin bir bozulmaya işaret etti. Murat Aysan, ihalelerin sonuçlarını değerlendirirken özellikle uzun vadeli tahvillere olan ilginin zayıflamasına ve Hazine’nin aylardır ilk kez piyasa faizinin üzerine satış yapmak zorunda kalmasına dikkat çekti.

Bugünkü ilk ihalede 4 yıllık TLREF’e endeksli tahvilde 101,4 milyar TL talep geldi. Bunun 15,4 milyar TL’si kamu kurumlarından olmak üzere toplam satış 61,9 milyar TL olarak gerçekleşti. Talep rakamı yüksek olsa da satış miktarı, yatırımcıların fiyatlama konusunda temkinli kaldığını gösterdi.
Günün ikinci ihalesi ise piyasalar açısından daha kritik bir sinyal üretti. Gösterge niteliğindeki 5 yıllık (02.10.2030) sabit kuponlu tahvilin yeniden ihracında toplam talep 78,4 milyar TL oldu. Ancak Hazine, bu tahvilde ortalama %30,53 basit, %32,86 bileşik faizle, bunun 5 milyar TL’si kamuya olmak üzere toplam 43,9 milyar TL satış yaptı. Bu oran, söz konusu tahvilin Cuma günü ikincil piyasada %31,70 bileşik getiriyle işlem gördüğü seviyenin üzerinde gerçekleşti.
Aysan’a göre bu detay kritik:
“Aylardır yapılan ihalelerde neredeyse ilk defa Hazine, piyasa faizinin üzerine satış yaptı. Bu, özellikle uzun vadeli tahvillere olan iştahın ciddi biçimde azaldığını gösteriyor.”
Uzun vadeli tahvillere yönelik bu zayıf talep, Merkez Bankası’nın ikincil piyasadan yaptığı alımlara rağmen devam ediyor. Bu durum, yatırımcıların faiz indirimi patikasına dair beklentilerinde net bir tereddüt oluştuğuna işaret ediyor.
Takvim tarafında yarın da yoğun bir gün var. Hazine, vadesine 11 ay kalmış (06.01.2027) olan orijinali 1 yıllık iskontolu bono ihalesi ile birlikte 5 yıllık sabit getirili kira sertifikasında doğrudan satış gerçekleştirecek. Özellikle kira sertifikası tarafındaki talep, kamunun borçlanma maliyeti açısından yakından izlenecek.
Borçlanma cephesindeki büyük resim ise daha çarpıcı. Hazine, bu ay 656,6 milyar TL’lik itfaya karşılık 525,3 milyar TL iç borçlanma planladığını açıklamıştı. Geçen hafta ve bugün yapılan ihraçlarla birlikte, şimdiden yaklaşık 184 milyar TL’lik borçlanma gerçekleştirilmiş durumda. Önümüzdeki ihalelerde fiyatlama baskısının artması ihtimali masada.
Tüm bu gelişmelerin hemen öncesinde, piyasaların gözü Perşembe günü yapılacak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yılın ilk Enflasyon Raporu toplantısında olacak. Piyasa genel beklentisi, faiz indirimlerine ara verilmesi ya da hızın yavaşlatılması yönünde. Daha düşük olasılıkla ise enflasyon hedefinde revizyon konuşuluyor.
Ancak Murat Aysan, beklentilerin ötesine işaret ediyor:
“Kişisel olarak bu kadar basit önlemlerin ötesine geçileceğini tahmin ediyorum. Toplantı sırasında ve sonrasında sürprizlere hazır olmakta fayda var.”
Bugünkü ihaleler, ‘talep var ama risk iştahı yok’ fotoğrafını net biçimde ortaya koydu. Uzun vadeli faizler üzerindeki baskı sürerken, Merkez Bankası’nın Perşembe günü vereceği mesajlar, yalnızca para politikası için değil, Hazine’nin önümüzdeki borçlanma maliyeti açısından da belirleyici olacak.
