İran’la gerilimin yeniden tırmandığı, Rusya’nın Ukrayna savaşı nedeniyle bölgesel manevra alanının daraldığı bir dönemde, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in Azerbaycan ve Ermenistan’a yapacağı ziyaret, Güney Kafkasya’da dengelerin yeniden kurulduğuna işaret ediyor. Ziyaretin merkezinde, yalnızca diplomatik temaslar değil, jeoekonomik ve jeostratejik sonuçları olan Zengezur Koridoru bulunuyor.
Geçen yıl Azerbaycan ile Ermenistan, Beyaz Saray’da imzalanan anlaşmayla Zengezur Koridoru’nun işletme hakkını “Trump Rotası” adı altında 99 yıllığına ABD’ye devretti. Bu adım, hattı klasik bir ulaşım projesinden çıkararak doğrudan ABD’nin kontrol ettiği stratejik bir lojistik ve ticaret arterine dönüştürdü.
Zengezur Koridoru, Azerbaycan’ı Nahçıvan üzerinden Türkiye’ye bağlayan kritik hat olması nedeniyle uzun süredir bölgesel rekabetin merkezindeydi. İşletme hakkının ABD’ye geçmesiyle birlikte koridor, Hazar havzası–Anadolu–Avrupa ekseninde İran ve Rusya’yı baypas eden yeni bir rota işlevi kazandı. Bu durum, özellikle İran açısından ciddi bir stratejik kayıp olarak okunuyor.
Tahran, Ermenistan üzerinden kurduğu kuzey-güney bağlantısının zayıflamasından ve ABD’nin kendi sınırına bu denli yakın bir lojistik üstünlük elde etmesinden rahatsız. Moskova cephesinde ise tablo daha geniş: Rusya, Güney Kafkasya’daki geleneksel “hakem ve güvenlik sağlayıcı” rolünün Washington tarafından aşındırıldığını görüyor. Zengezur, bu açıdan Rus nüfuz alanında açılmış kalıcı bir gedik niteliği taşıyor.
JD Vance’in Bakü ve Erivan temasları, Washington’un bu yeni düzenlemeyi yalnızca kâğıt üzerinde bırakmak istemediğini gösteriyor. ABD, Zengezur’u enerji taşımacılığı, ticaret akışları ve gerektiğinde askeri lojistik için uzun vadeli güvenli bir hat olarak konumlandırıyor. Bu yaklaşım, Trump döneminde şekillenen “ticaret koridorları üzerinden güç projeksiyonu” stratejisinin devamı olarak okunuyor.
Zengezur Koridoru’nun 99 yıllığına ABD kontrolüne geçmesi, Güney Kafkasya’da dengeleri yapısal biçimde değiştiriyor. Azerbaycan Batı’yla bağlarını kurumsallaştırırken, Ermenistan ilk kez Rusya merkezli güvenlik mimarisinin dışına kısmen çıkıyor. İran ve Rusya içinse bu gelişme, yalnızca diplomatik değil, enerji, ticaret ve güvenlik başlıklarında kalıcı bir güç kaybı anlamına geliyor. Vance’in ziyareti, bu yeni mimarinin Washington tarafından sahada da sahiplenildiğinin güçlü bir göstergesi.
