
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile ticaret yapan ülkelere yönelik sert ekonomik yaptırım paketini imzalayarak yürürlüğe koydu. Kararnameye göre İran’dan doğrudan ya da dolaylı olarak mal ve hizmet alan ülkelerden ABD’ye yapılan ihracat ürünlerine yüzde 25’e varan ek gümrük vergisi uygulanabilmesinin önü açıldı. Karar, Beyaz Saray’ın İran’ın eylemlerini “ABD ulusal güvenliğine ve dış politikasına olağanüstü tehdit” olarak tanımlamasıyla gerekçelendirildi ve bugün itibarıyla yürürlüğe girdi.
Türkiye’nin İran ile ticaret hacmi dikkat çekici. Resmi verilere göre iki ülke arasındaki ticaret 5,6–5,7 milyar dolar bandında seyrediyor; bunun içinde yaklaşık 2,5 milyar dolarlık ithalat ve 3 milyar dolarlık ihracat yer alıyor. Bu hacim, Trump’ın kararı sonrası Türk ihracatçılara ABD pazarında ilave maliyet ve vergi yükü riski doğuruyor. Türk sanayiciler ve ticaret çevreleri, kararnamenin uygulanması durumunda ihracat gelirleri üzerinde ciddi baskı oluşabileceğini değerlendiriyor.
Kararname ABD’nin yalnızca İran’ı değil, İran ile ticaret yapan ülkeleri de hedef alacak genişlikte hazırlanmış durumda. Washington yönetimi, hangi ülkelerin “İran ile ticaret yapan” kapsamına gireceğini belirlemek için Ticaret ve Dışişleri bakanlıkları arasında istişare sürecini başlattı. Belirlenen ülkelerden ABD’ye yapılan ürün ithalatı, ek tarifeye tabi tutulabilecek. Bu yaklaşım uluslararası ticaret çevrelerinde belirsizlik ve risk algısını daha da artırdı.
Trump yönetimi İran’a uygulanan yaptırımlar ve ticaret vergileriyle Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmayı hedefliyor. Bu ticaret vergisi tehdidi, ABD ile İran arasında Umman’daki dolaylı müzakerelere rağmen devreye sokuldu. Trump, müzakereler hakkında olumlu ifadeler kullansa da İran ile ekonomik ilişkisi olan ülkeleri “yüksek maliyetle” karşı karşıya bırakacağını açık şekilde ortaya koyuyor.
Uygulama sürecinin hukuki çerçevesi ve zamanlaması belirsizliğini koruyor; hangi ürünlerin ve sektörlerin kapsama gireceği, Türkiye gibi ülkelerin pozisyonlarının nasıl etkileneceği henüz netleşmedi. Ancak kararname, küresel ticaret bağlamında özellikle Türkiye’nin ABD ihracat stratejilerini ve tedarik zincirlerini gözden geçirmesini zorunlu kılıyor.
