0,00 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
Fibayatırım
Dünya - Manşet

ABD Enerji Stratejisi Şekilleniyor: Lisanslama Reformu, 4 Kat Kapasite ve İran Görüşmeleri

ABD Nükleer Düzenleme Komisyonu (NRC), nükleer reaktör lisanslama süreçlerini hızlandırmak üzere kapsamlı bir yeniden yapılanma kararı aldı. Reuters’a göre bu adım, Trump yönetiminin 2050’ye kadar nük...
Hülya Kocaer
Şubat 5, 2026
Paylaş

ABD Nükleer Düzenleme Komisyonu (NRC), nükleer reaktör lisanslama süreçlerini hızlandırmak üzere kapsamlı bir yeniden yapılanma kararı aldı. Reuters’a göre bu adım, Trump yönetiminin 2050’ye kadar nükleer kapasiteyi dört katına çıkarma stratejisiyle uyumlu.
Trump’ın hedefi, nükleer kapasiteyi yaklaşık 100 GW seviyesinden 400 GW’a çıkarmak ve yeni reaktör lisanslarını 18 ay gibi kısa bir sürede tamamlayabilmek.
Bu yaklaşım, ABD’nin Çin, Rusya ve İran gibi aktörlerle nükleer teknoloji yarışında stratejik konumunu güçlendirme çabalarıyla örtüşüyor; İran’la müzakere ortamında enerji güvenliği yeniden kritik gündem maddesi hâline geliyor.

ABD’nin nükleer düzenleyicisi Nuclear Regulatory Commission, başkanlık direktifleri doğrultusunda yeniden yapılanıyor ve reaktör lisanslama süreçlerini batıdaki geleneksel uzun takvimden çıkartıp ~18 aya indirmeyi hedefliyor. Bu adım, Trump yönetiminin 2050’ye kadar ülkedeki nükleer enerji kapasitesini dört kat artırma vizyonunun parçası olarak görülüyor. Lisanslama ve güvenlik programları için yeni lider atamaları, organizasyon yapısının değişimi ve karar süreçlerinin hızlandırılması planlanıyor.

Trump’ın enerji stratejisi, sadece reaktör inşasını hızlandırmayı değil, aynı zamanda ABD’nin enerji arz güvenliğini güçlendirmeyi, karbon azaltma hedefleri ve yapay zekâ ve veri merkezi gibi yüksek elektrik talebine sahip alanların ihtiyaçlarını karşılamayı da içeriyor. Bu stratejik hedefler, nükleer kapasiteyi üç-dört kat artırmanın ötesinde, ekonomik ve ulusal güvenlik boyutuyla da ilişkilendiriliyor.

İran ve ABD arasında nükleer ve uranyum zenginleştirme programı ayrıca geniş güvenlik konularında süren müzakereler gündemde kalmaya devam ederken, Washington’un kendi nükleer kapasitesini güçlendirme çabası jeopolitik leverage olarak görülüyor. Her iki tarafta da nükleer teknoloji mevzuatı ve stratejisi, yalnızca enerji politikası değil, aynı zamanda diplomatik müzakere zemini olarak da kullanılıyor.

Uzmanlar, bu hızlı lisanslama ve kapasite genişletme çabalarının ABD’nin küresel nükleer teknoloji yarışında daha rekabetçi hâle gelmesine hizmet edeceğini belirtirken, düzenleyicinin bağımsızlığı konusunda bazı eleştiriler de var. Kritik sesler, süreçlerin hızlandırılmasının güvenlik standartları üzerindeki etkilerine dair uyarılarda bulunuyor.

Neticede, ABD içindeki nükleer düzenleme reformu hem enerji stratejisi hem de jeopolitik denge açısından önemli bir kırılma noktasına işaret ediyor; bu hamle, İran’la nükleer müzakerelerin sürdüğü bir dönemde küresel enerji ve güvenlik denklemine de yeni bir boyut kazandırabilir.

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
destek@bsekonomi.com
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2025 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction