
Altın piyasasında yaşanan son hareketleri değerlendiren, Artunç Kocabalkan sosyal medya paylaşımında fiziki altın talebinin hâlen güçlü seyrettiğine işaret ederken, finansal piyasalardaki fiyatlama davranışlarının artık klasik arz-talep açıklamalarının ötesine geçtiğini vurguladı.
Kocabalkan’a göre özellikle Uzak Asya’da külçe altın talebi devam ederken, küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler borsalarda sert ve hızlı satışlara yol açıyor. Bu tabloya rağmen VİOP tarafında yaşanan likidite düşüşünün, yatırımcılar tarafından yalnızca “alış-satış yapılamıyor” şeklinde ele alınmasının eksik bir okuma olduğuna dikkat çekiyor. Asıl sorulması gerekenin, uzlaşma fiyatlarının neden yukarıda kalmaya devam ettiği olduğunu ifade ediyor.
Paylaşımında, “Bugün de yukarıda kalırsa helal demek lazım” ifadesini kullanan Kocabalkan, bu durumu dolar/TL piyasasındaki fiyatlama davranışına benzetiyor. Altın kontratlarında da benzer şekilde görünmeyen bir dengeleyici ya da yönlendirici mekanizma olabileceğine işaret ederek, piyasada “gizli bir el” tartışmasını yeniden gündeme taşıyor.
Kocabalkan, Çin ile ABD arasında süren ekonomik ve finansal gerilimin artık açık bir “küresel savaş” boyutuna ulaştığını ve piyasalarda tarihi günlerin yaşandığını savunuyor. Bu sürecin kısa vadeli değil, çok cepheli ve sistemik bir mücadele olduğunun altını çiziyor. Ona göre bugün görülecek kapanış, yalnızca günlük bir fiyat hareketi değil, trend açısından da kritik bir eşik niteliği taşıyor.
Özellikle altın tarafında 4.700 seviyesi öne çıkıyor. Kocabalkan, kapanışın bu seviyenin altında gerçekleşmesi hâlinde, yükseliş trendinin teknik olarak sona ermiş sayılabileceğini belirtiyor. Aksi bir senaryoda ise, tüm küresel baskılara rağmen altının yukarıda tutunmasının, piyasaların arka planında çok daha güçlü dinamiklerin çalıştığını göstereceğini ima ediyor.
Piyasa aktörleri açısından bugün oluşacak fiyatlama, yalnızca altın için değil; küresel güç mücadelesinin finansal cephede nasıl şekillendiğini anlamak açısından da belirleyici olacak.
