• Maliki’nin yeniden başbakan adaylığı, ABD–Irak ilişkilerinde açık bir kırılma riski yarattı.
• Washington, İran bağlantılı bir hükümetin Irak’a desteği tehlikeye atacağını savunuyor.
• Siyasi belirsizlik, Irak’ta güvenlik ve ekonomik istikrar tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

BBC’nin haberine göre, Irak’ta Şii ağırlıklı Koordinasyon Çerçevesi’nin eski başbakan Nuri el-Maliki’yi yeniden başbakan adayı olarak belirlemesi, ülke siyasetini sert bir gerilim hattına sürükledi. Gelişme, ABD Başkanı Donald Trump’ın Maliki’nin dönüşü halinde Irak’a verilen Amerikan desteğinin kesilebileceği yönündeki mesajlarıyla birlikte okunuyor.
Maliki cephesi ise bu tutuma açık şekilde karşı çıkıyor. Irak’ın iç siyasi süreçlerine dış müdahale eleştirileri yükselirken, bu yaklaşımın ülkenin egemenliğiyle bağdaşmadığı vurgulanıyor. BBC’nin aktardığına göre Maliki, Washington’dan gelen mesajları “Irak halkının iradesine müdahale” olarak değerlendiriyor.
ABD tarafında ise temel kaygı, Bağdat’taki Şii siyasi yapıların İran’la olan yakın ilişkileri. Washington, İran bağlantılı grupların etkisinin artmasının Irak’ın ulusal çıkarlarıyla uyumsuz olduğunu savunuyor ve bu tür bir hükümetin ülkeyi istikrara taşıyamayacağı görüşünü öne çıkarıyor. Haberde, ABD yönetiminin Irak’ın ABD desteği olmadan başarı şansının sınırlı olduğu yönündeki yaklaşımını koruduğu ifade ediliyor.
Maliki’nin geçmişi bu tartışmanın merkezinde yer alıyor. 2006–2014 arasındaki iki dönemlik başbakanlığı, mezhepsel şiddetin derinleştiği ve toplumsal ayrışmaların keskinleştiği bir dönem olarak hatırlanıyor. BBC’ye göre, 2014’te Irak güvenlik güçlerinin kuzeydoğuda çökmesi ve Musul dahil geniş alanların İslam Devleti’nin kontrolüne geçmesi, Maliki’nin siyasi meşruiyetini ciddi biçimde zayıflattı. Aynı yıl içinde hem kendi çevresinin hem de bölgesel ve uluslararası aktörlerin desteğini kaybederek görevden ayrıldı.
Bugün gelinen noktada süreç hâlâ kilitli. Irak Parlamentosu’nun cumhurbaşkanı seçimi, aday üzerinde uzlaşı sağlanamadığı için ertelenmiş durumda. Buna karşın, Şii Koordinasyon Çerçevesi’nin desteğiyle Maliki’nin cumhurbaşkanı tarafından resmen görevlendirilmesi ihtimali masada tutuluyor.
Özetle Maliki’nin dönüş ihtimali, yalnızca bir hükümet krizi değil; Irak’ın ABD ile ilişkilerinin, İran dengesi üzerinden yeniden tanımlandığı bir eşik olarak öne çıkıyor. Bu belirsizlik, güvenlikten ekonomiye kadar Irak’ın kırılgan alanlarında risk primini yukarı çekmeye devam ediyor.
