0,00 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
Fibayatırım
Ekonomi - Manşet

Lisa Cook Davası mı? Fed’in Bağımsızlığı mı? Yüksek Mahkeme Üyeleri İçin Zor Karar Yakında

Sözlü duruşma için en güçlü beklenti Ocak–Şubat 2026, karar yaz aylarına kalabilir Yargıçların eğilimi başkanın yetkisini sınırlama yönünde Olası karar, Fed’in kredibilitesi ve piyasa risk primleri aç...
Hülya Kocaer
Ocak 22, 2026
Paylaş

Sözlü duruşma için en güçlü beklenti Ocak–Şubat 2026, karar yaz aylarına kalabilir
Yargıçların eğilimi başkanın yetkisini sınırlama yönünde
Olası karar, Fed’in kredibilitesi ve piyasa risk primleri açısından belirleyici olacak

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Federal Reserve Yönetim Kurulu üyesi Lisa Cook’u görevden alma girişimi, ABD’de para politikasının kurumsal mimarisini doğrudan ilgilendiren bir davaya dönüşmüş durumda. Dosya şu anda United States Supreme Court’un gündeminde ve Washington’daki genel beklenti, davanın klasik bir atama ihtilafının çok ötesinde ele alınacağı yönünde.

Yüksek Mahkeme henüz resmi bir gün açıklamadı. Ancak mahkeme takvimi ve benzer nitelikteki anayasal davalar dikkate alındığında, sözlü duruşmanın 2026’nın Ocak sonu–Şubat ayı arasında yapılması en olası senaryo olarak görülüyor. Mahkemenin çalışma ritmi gereği, kararın ise Haziran 2026’ya kadar yazılması ve açıklanması bekleniyor. Bu takvim, Yüksek Mahkeme’nin ağır kurumsal dosyalar için izlediği standart sürece uyuyor.

Yargıçların duruşmalardaki yaklaşımı, davanın gidişatına dair güçlü sinyaller veriyor. Kulislere yansıyan bilgilere göre mahkeme üyeleri, Trump’ın hamlesine yalnızca hukuki değil, kurumsal düzeyde mesafeli. Bunun temel nedeni, Fed’in 112 yıllık tarihinde ilk kez bir başkanın, görev süresi dolmamış bir yönetim kurulu üyesini siyasi gerekçeyle görevden almak istemesi. Yargıçlar açısından mesele, “başkan kendi atadığı ismi görevden alabilir mi?” sorusundan ziyade, merkez bankası bağımsızlığının emsal yoluyla zedelenip zedelenmeyeceği.

Bu temayülün arkasında net bir gerekçe var. Mahkeme üyeleri, Fed’in kararlarının siyasi baskılardan arındırılmış olduğuna dair inancın sarsılması halinde, bunun yalnızca faiz politikasıyla sınırlı kalmayacağını düşünüyor. Doların itibarı, tahvil piyasalarının işleyişi ve ABD finansal sisteminin güvenilirliği doğrudan bu algıya bağlı. Bu nedenle yargıçların büyük bölümünün, başkanın görevden alma yetkisini dar bir çerçeveyle sınırlayan bir karar formülüne yakın olduğu değerlendiriliyor.

Piyasalar açısından olası kararın etkisi de bu noktada şekilleniyor. Cook’un görevde kalmasını sağlayacak ve Fed bağımsızlığını teyit eden bir karar, kısa vadede kurumsal risk primini düşürücü, dolar ve ABD tahvilleri açısından istikrar artırıcı bir etki yaratabilir. Tersi bir senaryo ise, yani başkanın bu yöndeki yetkisinin geniş yorumlanması, Fed üzerinde siyasi baskı algısını güçlendirerek uzun vadeli faizlerde yukarı yönlü baskı ve piyasa oynaklığında artış anlamına gelebilir.

Özetle Cook davası, tek bir Fed yöneticisinin kaderinden çok daha fazlasını ifade ediyor. Yüksek Mahkeme’nin vereceği karar, ABD para politikasının siyasetle arasına çekilen çizginin kalınlığını belirleyecek. Bu yüzden dava, Washington’da olduğu kadar küresel piyasalarda da yakından izleniyor.

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
destek@bsekonomi.com
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2026 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction