
%10’luk kredi kartı faiz tavanı önerisi bankacılık sisteminde ciddi stres riski yaratıyor.
Tüketicinin krediye erişimi, şirketlerin nakit akışı ve yerel gelirler aynı anda baskı altında.
Piyasalar tepkili, siyasi ve kurumsal belirsizlik yüksek.
The Times’ın haberine göre ABD Başkanı Donald Trump, kredi kartı faiz oranlarına bir yıl süreyle yüzde 10 tavan getirilmesini öngören bir planı gündeme taşıdı. Ancak düzenlemenin nasıl uygulanacağına, hangi kurumları kapsayacağına ve mevcut sözleşmelerin nasıl ele alınacağına dair herhangi bir ayrıntı paylaşılmadı. Bu belirsizlik, finans çevrelerinde endişeyi hızla artırdı.
Haberde, böyle bir faiz tavanının devreye girmesi halinde ABD’de tüketicilerin büyük bölümünün krediye erişiminin ciddi biçimde kısıtlanabileceği vurgulanıyor. Kredi kartları, özellikle düşük ve orta gelirli hanehalkı için yalnızca bir harcama aracı değil, aynı zamanda temel bir yedek finansman mekanizması olarak kullanılıyor. Faiz tavanı, bankaların bu kesime kredi sunma iştahını hızla düşürebilir.
ABD bankacılık sistemi açısından kredi kartları, en yüksek getiri sağlayan ürünler arasında yer alıyor. The Times’a göre yüksek faiz oranları, teminatsız borçlanmanın taşıdığı geri ödememe riskini telafi eden ana unsur. Bu nedenle faizlerin yapay olarak sınırlandırılması, bankaların risk-fiyatlama dengesini bozarak kredi arzının daralmasına yol açabilir.
Faiz tavanının uygulanması durumunda etkiler yalnızca bankacılık sektörüyle sınırlı kalmayacak. Perakende, restoran, seyahat, eğitim ve hatta yerel yönetim gelirlerinde aksamalar yaşanabileceği değerlendiriliyor. Kredi kartı kullanımındaki daralma, hanehalkı ödemelerinde gecikmelerin artmasına ve ekonomik çarkların yavaşlamasına neden olabilir.
Planın gündeme gelmesiyle birlikte piyasa tepkisi gecikmedi. Banka ve kredi kartı şirketlerinin hisselerinde düşüşler yaşandı; hem ABD hem de Birleşik Krallık merkezli büyük bankalar satış baskısı altında kaldı. Piyasalar, öneriyi yalnızca bir tüketici koruma hamlesi değil, finansal sistemin işleyişine doğrudan müdahale olarak fiyatlıyor.
Öte yandan The Times, böyle bir faiz tavanının Kongre onayı gerektirdiğine dikkat çekiyor. Mevcut siyasi dengeler göz önüne alındığında, düzenlemenin yasama sürecinden geçme ihtimali belirsizliğini koruyor ve zayıf görünüyor. Aynı dönemde ABD Merkez Bankası’nın bağımsızlığına yönelik tartışmaların yeniden alevlenmesi ise tabloyu daha da karmaşık hale getiriyor. Merkez bankasının karar alma özerkliğinin korunması, finans çevreleri açısından kritik bir başlık olmaya devam ediyor.
Bu tartışma, JPMorgan CEO’su Jamie Dimon’un daha önce yaptığı “kredi piyasasına iyi niyetle getirilen sert müdahaleler, sonunda en kırılgan kesimi sistem dışına iter ve kredi katı faiz tavanı sistem için felaket olur ” uyarısını da gündeme taşıdı.
Özetle Trump’ın kredi kartı faiz tavanı önerisi, kısa vadede tüketiciyi koruma iddiası taşısa da, The Times’a göre orta vadede kredi mekanizmasını kilitleyebilecek, piyasalarda dalgalanma yaratabilecek ve finansal istikrarı zorlayabilecek bir risk başlığı olarak öne çıkıyor.
