
Trump yönetimi, Grönland tarifeleri tehdidinden geri adım atarken perde arkasında askeri çözüm modeli tartışılıyor
NATO toplantılarında, Danimarka’nın Grönland’da sınırlı bölgeler üzerinde ABD’ye egemenlik vermesi gündeme geldi
Model, İngiltere’nin Kıbrıs’taki üslerinin “İngiliz toprağı” sayılmasına benzetiliyor
Grönland başlığında tansiyonu yükselten ticaret ve egemenlik tartışmaları, askeri ve diplomatik bir ara formülle yeniden şekilleniyor. New York Times’ın aktardığı bilgilere göre, Trump yönetiminin Grönland’a yönelik tarife tehdidinden geri adım atmasının hemen ardından, NATO çatısı altında daha yapısal bir çözüm modeli masaya kondu.
Çarşamba günü yapılan NATO toplantısında, üye ülkelerden üst düzey askeri yetkililerin katılımıyla, Danimarka’nın Grönland’da belirli ve sınırlı toprak parçaları üzerinde ABD’ye egemenlik tanıması seçeneği tartışıldı. Bu alanların, ABD’nin doğrudan askeri üs kurabileceği bölgeler olması öngörülüyor. Görüşmelere aşina üç üst düzey yetkiliye göre, bu yaklaşım özellikle Kuzey Atlantik ve Arktik güvenliği açısından “pragmatik bir uzlaşı” olarak değerlendiriliyor.
Yetkililer, konunun hassasiyeti nedeniyle isimlerinin açıklanmaması şartıyla konuşurken, bu fikrin NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin bir süredir üzerinde durduğu bir seçenek olduğunu belirtiyor. Toplantıya katılan iki yetkili, planı İngiltere’nin Kıbrıs’taki Akrotiri ve Dikelya üslerine benzetiyor. Bu üsler fiilen Kıbrıs’ta yer alsa da hukuken İngiliz toprağı kabul ediliyor.
Ancak tablo henüz net değil. Yetkililer, bu modelin Trump tarafından kamuoyuna açıklanan çerçevenin resmi bir parçası olup olmadığını bilmediklerini ifade ediyor. NATO ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Danimarka, Grönland ve ABD arasında yürütülecek müzakerelerin temel amacının “Rusya ve Çin’in Grönland’da ekonomik ya da askeri bir nüfuz elde etmesini engellemek” olduğunu vurguladı.
Özetle, Grönland dosyasında tarife restleşmesi geri çekilirken, yerini daha derin ve kalıcı bir jeopolitik pazarlık alıyor. Anlaşma olgunlaşmış değil; ancak askeri üs karşılığında sınırlı egemenlik devri, artık masadaki somut senaryolardan biri. Bu da Grönland meselesinin yalnızca ticari değil, doğrudan küresel güç dengeleriyle ilgili bir dosya olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
