
Erdoğan sonrası döneme dair kulisler hızlanırken Bilal Erdoğan’ın kamuoyundaki görünürlüğü dikkat çekiyor
The Economist, AK Parti içinde halef arayışının fiilen başladığını ve kapalı bir güç mücadelesi yaşandığını yazıyor
Ekonomik sıkışma ve seçmen yorgunluğu, olası bir “Erdoğan hanedanı” senaryosunu zayıflatıyor
The Economist’in analizine göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en küçük oğlu Bilal Erdoğan, herhangi bir resmi görevi olmamasına rağmen Türkiye siyasetinde giderek daha görünür bir rol üstleniyor. Dergiye göre, Bilal Erdoğan’ın sadece “arka plandaki isim” değil.
The Economist, Bilal Erdoğan’ın son dönemde yabancı liderlerle yapılan temaslarda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında yer almasına, hükümete yakın vakıflardaki konumuna ve Dünya Göçebe Oyunları gibi ideolojik-kültürel organizasyonlarda öne çıkarılmasına dikkat çekiyor.
Dergi, Erdoğan’ın 2028 sonrası için anayasa değişikliği ya da erken seçim gibi seçenekleri masada tuttuğunu, ancak her iki yolun da ciddi siyasi riskler barındırdığını vurguluyor.
The Economist’e göre, Kulislere yansıyan dört isim öne çıkıyor: Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, damat Selçuk Bayraktar ve Bilal Erdoğan.
Ekonomik tablo ise bu belirsizliği daha da derinleştiriyor. Yüksek faizler, vergi artışları ve harcama kısıtları, enflasyonun hâlâ yüzde 30’un üzerinde seyretmesiyle birlikte, iktidarın toplumsal desteğini aşındırmış durumda. The Economist, Erdoğan’ın kendisinin bile yeni bir seçimi kazanmakta zorlanabileceğini, atanmış bir halefin ise çok daha kırılgan bir zeminde yarışa gireceğini vurguluyor.
Analizin vardığı sonuç net: Türkiye’de demokrasi ciddi biçimde zayıflamış olsa da, bir Erdoğan hanedanının kalıcı biçimde tesis edilmesi garanti değil.