
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, konkordato sürecini suistimal eden denetim firmalarına karşı sert yaptırımlar uygulandığını açıkladı.
Kamu Gözetimi Kurumu, usulsüz konkordato raporları hazırlayan 10 denetim kuruluşu ve 13 denetçinin faaliyet iznini iptal etti; 14 kuruluşa toplam 82,1 milyon TL idari para cezası kesildi.
Denetim raporlarının sistematik biçimde aynı kuruluşlar tarafından hazırlandığı tespit edilirken, hükümet cezaların daha da ağırlaştırılacağı mesajını verdi.
Konkordato mekanizmasına yönelik artan suistimal iddiaları, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Kamu Gözetimi Kurumu’nun (KGK) sert müdahalesini beraberinde getirdi. Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, konkordato sürecini amacının dışına çıkaran denetim firmalarına yönelik yaptırımların kararlılıkla sürdürüldüğünü vurguladı.
Şimşek paylaşımında, “Konkordato müessesini suistimal eden denetim firmalarına müeyyideler uyguluyoruz. Konkordato sürecinin amacına uygun ve sağlıklı işlemesine yönelik gerekli tüm çalışmaları kararlılıkla yürüteceğiz” ifadelerine yer verdi. Aynı mesajda, “konkordato hilesi” yapan denetim kuruluşlarının cezasız bırakılmadığının altı çizildi.
Bu açıklamaya paralel olarak Kamu Gözetimi Kurumu, yürüttüğü incelemelerin sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. KGK, konkordato talebinde bulunan şirketler lehine, denetim yapmadan veya yeterli ve uygun kanıt toplamadan rapor düzenlediği tespit edilen 10 denetim kuruluşu ile 13 sorumlu denetçinin faaliyet iznini iptal etti. Ayrıca 14 denetim kuruluşuna toplam 82,1 milyon lira idari para cezası kesildi.
Kurumun tespitleri, konkordato taleplerine ilişkin mahkemelere sunulan raporların ısrarla aynı denetim kuruluşları tarafından hazırlandığını ortaya koydu. Bu durum, konkordatonun şirketleri geçici olarak korumayı amaçlayan bir hukuki araç olmaktan çıkarılıp, sistematik bir kaçış mekanizmasına dönüştürülmeye çalışıldığı eleştirilerini güçlendirdi.
Mehmet Şimşek, ikinci mesajında ise yaptırımların bununla sınırlı kalmayacağını açık biçimde ifade etti. Şimşek, “Konkordato müessesini suistimal eden firmalara ve aracılarına yönelik cezaları ağırlaştırmak için gereken tüm çalışmaları kararlılıkla yürütüyoruz” diyerek, hem denetim kuruluşlarını hem de bu süreci organize eden aracılara yönelik daha sert bir çerçevenin yolda olduğu sinyalini verdi.
Atılan adımlar yalnızca hukuki bir temizlik operasyonu değil; aynı zamanda finansal disiplinin yeniden tesis edilmesi, mahkemelere sunulan raporların güvenilirliğinin artırılması ve kredi piyasasında bozulan risk algısının onarılması açısından kritik önem taşıyor. Konkordatonun “son çare” niteliğine yeniden kavuşturulması, önümüzdeki dönemde hem şirket finansmanını hem de bankacılık sisteminin bilanço kalitesini doğrudan etkileyecek başlıklardan biri olmaya devam edecek.