
ABD Yüksek Mahkemesi’nin Trump tarifelerine ilişkin kararını yarın açıklayabileceği beklentisi piyasalarda volatiliteyi artırdı
Tahmin platformlarında tarifelerin iptal edilme olasılığı onay ihtimalinin belirgin biçimde önüne geçti
Olası bir iptal kararı, ticaret politikası, bütçe dengesi ve piyasa fiyatlamaları açısından zincirleme etki yaratabilir
ABD’de gözler yarın **ABD Yüksek Mahkemesi**nden gelebilecek kritik karara çevrildi. Mahkemenin, Donald Trump döneminde yürürlüğe konan gümrük tarifelerine ilişkin hukuki süreci sonuçlandırabileceği beklentisi, hem piyasalarda hem de siyasi cephede tansiyonu yükseltti.
Tahmin ve risk fiyatlama platformu Kalshi verilerine göre, Yüksek Mahkeme’nin Trump tarifelerini onaylama olasılığı yüzde 30 seviyesinde fiyatlanıyor. Buna karşılık tarifelerin iptal edilme ihtimali yüzde 70’e ulaşmış durumda. Bu dağılım, piyasa katılımcılarının hukuki sürecin Trump lehine sonuçlanacağına dair güveninin sınırlı kaldığını gösteriyor.
Tarifelerin iptali yönünde bir karar çıkması halinde, yalnızca ticaret politikası değil, aynı zamanda bütçe ve piyasa dengeleri de doğrudan etkilenecek. Trump yönetimi döneminde tarifelerden yüz milyarlarca dolarlık gelir elde edildiği sıkça dile getirilirken, bu gelirlerin hukuki dayanağının ortadan kalkması, olası iade yükümlülükleri ve yeni vergi veya borçlanma senaryolarını gündeme getirebilir. Bu ihtimal, özellikle ABD tahvil piyasası ve dolar tarafında ek oynaklık riski anlamına geliyor.
Öte yandan, Yüksek Mahkeme’nin tarifeleri onaylaması durumunda ise Trump’ın ticaret politikası yaklaşımı hukuki meşruiyet kazanmış olacak. Böyle bir senaryo, ABD’nin korumacı ticaret çizgisinin kalıcılaşabileceği ve gelecekte benzer başkanlık yetkilerinin daha geniş yorumlanabileceği yönünde bir emsal oluşturabilir.
Piyasa cephesinde fiyatlamalar, karar öncesinde temkinli bir bekleyişe işaret ediyor. Tahmin platformlarında iptal ihtimalinin baskın olması, yatırımcıların ani ve sert bir yeniden fiyatlama riskini göz ardı etmediğini gösteriyor. Kararın yönü, yalnızca Trump dönemi tarifelerini değil, ABD’de başkanlık yetkilerinin sınırlarını ve ticaret politikasının kurumsal çerçevesini de yeniden tanımlayabilecek bir eşik olarak görülüyor.