0,00 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
Siyaset - Manşet

Wall Street Journal: Türkiye’ye F-35 Satışı ABD İçin Stratejik Risk Taşıyor

Wall Street Journal, Türkiye’ye F-35 satışının ABD’nin uzun vadeli güvenlik çıkarlarını zayıflatabileceğini savunuyor Analizde, İsrail’in askeri üstünlüğü, Doğu Akdeniz dengeleri ve Türkiye’nin savunm...
Hülya Kocaer
Ocak 8, 2026
Paylaş

Wall Street Journal, Türkiye’ye F-35 satışının ABD’nin uzun vadeli güvenlik çıkarlarını zayıflatabileceğini savunuyor
Analizde, İsrail’in askeri üstünlüğü, Doğu Akdeniz dengeleri ve Türkiye’nin savunma sanayi kapasitesi öne çıkarılıyor
Tarihsel örnek olarak İran’a satılan F-14’ler hatırlatılıyor ve “geri dönülmez risk” vurgusu yapılıyor

WhatsApp Image 2026 01 08 at 10.45.31 1

ABD merkezli Wall Street Journal, Türkiye’ye F-35 savaş uçaklarının yeniden satılmasının neden riskli olduğu sorusunu merkezine alan kapsamlı bir analiz yayımladı. Gazeteye göre böyle bir adım, yalnızca ikili ilişkiler bağlamında değil, ABD’nin uzun vadeli stratejik çıkarları ve bölgesel güvenlik mimarisi açısından da ciddi sonuçlar doğurabilir.

WSJ analizinde, Türkiye’ye F-35 satışı yapılmasının ABD’nin uzun vadeli çıkarlarını ve güvenliğini zayıflatma potansiyeli taşıdığı savunuluyor. Özellikle bu satışın, ABD’nin Orta Doğu’daki temel güvenlik sütunlarından biri olan İsrail’in “niteliksel askeri üstünlüğünü” aşındıracağı ifade ediliyor. Gazeteye göre risk, yalnızca ilk teslimatla sınırlı değil.

Analizde, Ankara’nın F-35 gibi ileri teknolojiye sahip bir platformu tersine mühendislik yoluyla inceleyerek askeri sanayisini daha da güçlendirme ihtimaline dikkat çekiliyor. Bu noktada Türkiye’nin geçmiş savunma sanayi deneyimi örnek gösteriliyor. Türkiye’nin insansız hava aracı üretiminin başlangıçta ithalata dayandığı, ancak zamanla bu sürecin küresel ölçekte ihracat yapan bir savunma sanayi kapasitesine dönüştüğü hatırlatılıyor.

WSJ, son on yılda Türkiye’nin benimsediği “Mavi Vatan” doktrinine de geniş yer ayırıyor. Bu doktrin doğrultusunda Türkiye’nin Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de geniş deniz yetki alanı iddiaları ortaya koyduğu; bu iddiaların Yunanistan ve Kıbrıs ile münhasır ekonomik bölge ve kıta sahanlığı gerilimlerini artırdığı vurgulanıyor.

Bu gerilimler karşısında İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs arasında savunma işbirliğinin genişlediği, söz konusu yapının Türkiye kaynaklı baskılara karşı konumlandığı ifade ediliyor. Gazeteye göre, bu koşullar altında Türkiye’ye F-35 sağlanması, mevcut hassas dengeleri korumak yerine bölgesel gerilimi tırmandırıcı bir etki yaratabilir.

Analizde dikkat çeken bir diğer başlık, Doğu Akdeniz’de enerji boyutu. Eylül 2011’de bir ABD’li enerji şirketinin Kıbrıs açıklarında doğal gaz arama anlaşması imzaladığı hatırlatılıyor. Bu sürecin ardından dönemin AB Bakanı Egemen Bağış’ın, Türkiye’nin gerekirse ABD’ye karşı askeri güç kullanabileceğini dile getirdiği ifade ediliyor. WSJ, Bağış’ın daha sonra Prag’a büyükelçi olarak atanmasını da kronolojik bir not olarak aktarıyor.

Gazeteye göre Türkiye’nin F-35’e sahip olması, yalnızca mevcut siyasi liderlik dönemiyle sınırlı olmayan, on yıllar boyunca sürecek kalıcı bir askeri kapasite anlamına geliyor. Bu noktada Türkiye’nin gelecekteki siyasi yöneliminin belirsizliğini koruduğu vurgulanıyor.

WSJ, analizini tarihsel bir örnekle tamamlıyor. 1974’te ABD’nin İran’a F-14 savaş uçakları sattığı, ancak sadece beş yıl sonra gerçekleşen İslam Devrimi ile İran’ın müttefikten rakibe dönüştüğü hatırlatılıyor. Gazeteye göre benzer bir belirsizlik ortamında Türkiye’ye F-35 verilmesi, ABD çıkarlarını onlarca yıl boyunca zayıflatabilecek bir stratejik hata riski taşıyor.

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
destek@bsekonomi.com
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2025 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction