
Çinli hanehalklarının toplam tasarrufları 160 trilyon yuan’a (yaklaşık 22 trilyon USD) çıkarak tarihî seviyeye ulaştı; bu tasarruflar hâlâ büyük ölçüde mevduat ve nakitte tutuluyor. Banka mevduat faizleri %1’in altına inerken, on yıl vadeli Çin tahvilleri yaklaşık %1.7 getiri sunuyor; bu düşük getiriler nakit birikimini riskli varlıklara yönlendirebilir. HSBC ve JPMorgan verilerine göre bu büyük “nakit yığını”, hisse senedi piyasalarına olası sermaye akışı nedeniyle CSI 300 gibi endekslerde yeni yükseliş katalizörü olarak izleniyor.
Çinli hanehalklarının kullanılabilir nakit ve tasarruf birikimi 160 trilyon yuan seviyesine ulaşarak tarihî rekor kırdı; bu, dolar cinsinden yaklaşık 22 trilyon USD’ye denk geliyor. Bu devasa nakit yığını, ekonomideki yavaş toparlanma ve bankalardaki düşük faiz ortamıyla birlikte şekilleniyor. Toplam tasarrufun önemli bir kısmı hâlâ düşük getirili banka mevduatlarında tutuluyor.
Çin’de banka mevduat faizleri son dönemde %1’in altına gerilerken, on yıllık devlet tahvili getirileri de yaklaşık %1,7 civarında bulunuyor. Bu düşük getiriler, hanehalklarının nakit pozisyonlarını aktif getirisi daha yüksek enstrümanlara yönlendirme potansiyelini gündeme getiriyor.
Piyasa aktörleri, bu büyük tasarruf stoğunun bir kısmının hisse senedi ve fonlara kaymasının borsa likiditesini artırabileceğini değerlendiriyor. Özellikle düşük faiz ortamında mevduatların cazibesini yitirmesi, bazı tasarruf sahiplerini hisse senedi piyasalarına yönlendiriyor; bu eğilim, Çin hisse senedi endekslerinden **CSI 300 gibi benchmark’larda yukarı yönlü hareketlere katkı sağlayabilir. Analistlere göre, Japonya’da 2015 benzeri kısa vadeli spekülatif girişler yerine daha uzun vadeli sermaye akışı sinyalleri izleniyor.
HSBC’nin raporuna göre hanehalkı tasarruflarının önemli bir bölümü geçmiş emeklilik ihtiyaçları ve güvenlik motivasyonuyla oluşmuş durumda; bu ise tüketim yerine tasarrufa odaklanan bir portföy yapısını gösteriyor. Ancak düşük getiriler ve mali piyasalarda cazibe artışı, yatırımcıların mevduat dışı enstrümanlara yönelme isteğini tetikliyor olabilir.
Yatırımcı açısından bakıldığında, bu büyük nakit birikimi ve potansiyel sermaye yeniden tahsisi, Çin hisse senedi piyasaları için yakın vadeli likidite kaynağı ve getiri katalizörü olarak izleniyor. Bu para kaynağının ne ölçüde riskli varlıklara kayacağı, Çin piyasalarının performansı ve volatilitesi üzerinde belirleyici olacak.