
ABD, nükleer yakıt tedarikinde dışa bağımlılığı azaltmak için uranyum zenginleştirme kapasitesini hızla büyütüyor.
Enerji güvenliği ve stratejik özerklik, Trump yönetiminin öncelikli başlıkları arasında yeniden öne çıkıyor.
Ayrılan kaynak, hem sivil nükleer enerji hem de savunma sanayii açısından kritik bir eşik olarak görülüyor.
ABD Enerji Bakanlığı, önümüzdeki on yıllık dönemde yerli uranyum zenginleştirme kapasitesini güçlendirmek amacıyla toplam 2,7 milyar dolarlık kaynak ayırdığını açıkladı. Bakanlık, bu adımın ABD Başkanı Donald Trump’ın enerji güvenliğini artırma ve yabancı tedarikçilere olan bağımlılığı azaltma hedefleriyle doğrudan uyumlu olduğunu vurguladı.
Açıklamaya göre söz konusu bütçe, düşük zenginleştirilmiş uranyumun (LEU) yanı sıra nükleer reaktörler ve ileri teknoloji savunma uygulamaları için kritik önemde olan yüksek katkılı düşük zenginleştirilmiş uranyumun (HALEU) üretimini artırmayı amaçlıyor. Program kapsamında yeni tedarik zincirlerinin kurulması, yerli üretim altyapısının genişletilmesi ve istihdam olanaklarının artırılması da hedefleniyor.
Enerji Bakanlığı, uranyum zenginleştirme faaliyetleri çerçevesinde üç şirkete toplam 2,7 milyar dolar tutarında görev emirleri verildiğini bildirdi. Bu şirketlerin American Centrifuge Operating, General Matter ve Orano Federal Services olduğu kaydedildi. Yetkililer, söz konusu firmaların ABD’nin nükleer yakıt ekosisteminde uzun vadeli ve sürdürülebilir kapasite oluşturulmasında kilit rol oynayacağını ifade ediyor.
Uzmanlara göre bu hamle, küresel uranyum ve nükleer yakıt piyasalarında ABD’nin daha aktif ve belirleyici bir oyuncu olma niyetini net biçimde ortaya koyuyor. Özellikle Rusya ve diğer yabancı zenginleştirme tedarikçilerine olan bağımlılığın azaltılması, hem jeopolitik risklerin yönetimi hem de enerji arz güvenliği açısından stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.