0,00 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
Dünya - Manşet

Maduro İddianamesi: Hukuk Değil, Siyasi Mesaj Dosyası

ABD’de hazırlanan iddianamede Nicolás Maduro’ya yöneltilen suçlamalar, hukuki olmaktan çok siyasi bir çerçeveye oturuyor. “Makineli tüfek ve tahrip edici cihaz bulundurma” suçlaması, devlet başkanlığı...
Hülya Kocaer
Ocak 4, 2026
Paylaş

ABD’de hazırlanan iddianamede Nicolás Maduro’ya yöneltilen suçlamalar, hukuki olmaktan çok siyasi bir çerçeveye oturuyor.
“Makineli tüfek ve tahrip edici cihaz bulundurma” suçlaması, devlet başkanlığı ve egemenlik kavramlarıyla açık bir çelişki yaratıyor.
Dosya, Venezuela dosyasında Washington’un hukuk diliyle yürüttüğü baskı stratejisinin geldiği noktayı gösteriyor.

G9041XrWEAAnF C

ABD’de Maduro hakkında hazırlanan ve kamuoyuna yansıyan iddianamenin ayrıntıları, Venezuela dosyasının artık yalnızca siyasi değil, hukuki açıdan da tartışmalı bir zemine kaydığını ortaya koyuyor. Belgede yer alan suçlamalar arasında, uyuşturucu ticareti iddialarının yanı sıra “makineli tüfek ve tahrip edici cihaz bulundurma” başlığının yer alması, dosyanın en dikkat çekici ve eleştirilen unsuru olarak öne çıkıyor.

İddianamede, Nicolás Maduro’nun uzun bir zaman diliminde bu suçlara iştirak ettiği ileri sürülürken, söz konusu suçlamaların niteliği ciddi bir mantık boşluğuna işaret ediyor. Daimi ordusu, güvenlik güçleri ve anayasal yetkileri bulunan egemen bir devletin cumhurbaşkanının, bireysel olarak “makineli tüfek bulundurmakla” suçlanması, klasik ceza hukuku ile devletler hukuku arasındaki sınırların fiilen yok sayıldığını gösteriyor.

Bu yaklaşım, ABD’nin Venezuela dosyasında giderek daha fazla hukuku araçsallaştıran bir çizgiye yöneldiği yorumlarını güçlendiriyor. Devlet başkanlarını organize suç figürü gibi tanımlayan iddianameler, hukuki bir süreçten ziyade siyasi baskı ve delegitimizasyon aracı olarak okunuyor. Özellikle silah ve “tahrip edici cihaz” gibi suçlamaların, devlet kapasitesi ve resmi güvenlik yapıları gerçeğiyle bağdaşmaması, dosyanın ciddiyetini tartışmalı hale getiriyor.

Piyasa ve jeopolitik cephede bu tablo, Venezuela’ya yönelik baskının askeri ya da ekonomik araçlarla sınırlı kalmadığını, hukuk üzerinden de yeni bir cephe açıldığını gösteriyor. Washington’un bu yaklaşımı, yalnızca Caracas’ı değil, benzer şekilde hedef alınabilecek diğer ülkeleri de yakından ilgilendiriyor. Devlet egemenliği kavramının bu şekilde esnetilmesi, küresel düzende ciddi bir emsal tartışmasını beraberinde getiriyor.

Ortaya çıkan görüntü, ABD’nin Venezuela politikasında hukuki tutarlılıktan çok siyasi mesaj üretmeye odaklanan bir çizgiye savrulduğunu düşündürüyor. Maduro’ya yöneltilen “makineli tüfek bulundurma” suçlaması ise bu dosyanın, uluslararası kamuoyunda neden giderek daha fazla sorgulandığının en çarpıcı örneklerinden biri olarak kayda geçiyor.

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
destek@bsekonomi.com
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2025 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction