0,00 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
Dünya - Manşet

Narkoterör Söylemi, Açlık Gerçeği: Venezuela’da Olan Kime Oldu?

ABD yönetimi Maduro’nun “narkoterör” suçlamalarıyla yargılanacağını açıkça ilan ederken, operasyon dili sertleşti. Venezuela’da yaşananlar sosyal medyadan canlı izlenen bir rejim tasfiyesi sürecine dö...
Hülya Kocaer
Ocak 3, 2026
Paylaş

ABD yönetimi Maduro’nun “narkoterör” suçlamalarıyla yargılanacağını açıkça ilan ederken, operasyon dili sertleşti. Venezuela’da yaşananlar sosyal medyadan canlı izlenen bir rejim tasfiyesi sürecine dönüştü. Rakamlar, ideoloji tartışmasının ötesinde halkın %80’den fazlasının yoksulluk içinde yaşadığı bir ülkeye işaret ediyor.

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Christopher Landau’nun “Tiran gitti” ifadesi, Washington’un Venezuela dosyasını artık tamamen kapattığını ve süreci ahlaki–siyasi bir çerçeveye oturttuğunu gösteriyor. Aynı hatta, Nicolas Maduro’nun “suçlarından dolayı ABD’de yargılanacağı” vurgusu yapılıyor. ABD cephesinde kullanılan dil dikkat çekici biçimde ortak: Operasyon bir rejim değişikliği değil, “narkoterörle mücadele” olarak tanımlanıyor.

Bu anlatı eşliğinde dünya, sosyal medya üzerinden canlı bir güç tasfiyesine tanıklık ediyor. ABD’li siyasetçilerin paylaşımları, Reuters ve büyük ajansların aktardıklarıyla birleştiğinde, Venezuela’da yaşananlar klasik diplomatik krizlerin ötesine geçiyor. Devlet başkanının “narkoterör” başlığı altında sahadan alınması, küresel ölçekte yeni bir emsal dosya yaratıyor.

Maduro yönetimine yıllarca “dost” diyen aktörlerin bundan sonra ne söyleyeceği ise ayrı bir soru. Ancak asıl tablo, siyasi kamplaşmaların çok ötesinde. Statista verileriyle hazırlanan görsel, Venezuela’nın gerçek fotoğrafını net biçimde ortaya koyuyor. 26,5 milyon nüfusa sahip ülkede, yoksulluk oranı %82, aşırı yoksulluk oranı %53 seviyesinde. Aylık asgari gelir yaklaşık 130 dolar. Enflasyon %50’nin üzerinde, kamu borcu trilyon dolarlarla ifade ediliyor.

Bu rakamlar, Venezuela’nın uzun süredir “sosyalist bir refah deneyi” olmaktan çıktığını gösteriyor. Ortaya çıkan yapı, geniş halk kesimlerinin yoksullaştığı; buna karşılık dar bir azınlığın sermaye, kaynak ve güç üzerinde yoğunlaştığı, ideolojik etiketlerin arkasına saklanmış vahşi bir sermaye düzeni. Yani yaşanan çöküş yalnızca ambargolarla ya da dış müdahalelerle açıklanabilecek bir tablo değil; içerideki dağılım bozukluğunun, kurumsal çöküşün ve suç ekonomisinin doğal sonucu.

ABD’nin bugün Venezuela’da kullandığı “narkoterör” söylemi, bu nedenle yalnızca bir suçlama değil, gelecek dosyalar için bir çerçeve. Sıradaki ülkenin neresi olacağı sorusu artık daha yüksek sesle soruluyor. Bölgesel dengelere bakıldığında, işaretlerin Kolombiya’ya çevrildiği konuşuluyor. Uyuşturucu rotaları, silahlı gruplar ve siyaset ilişkisi düşünüldüğünde, benzer bir anlatının orada da devreye sokulması ihtimal dışı görülmüyor.

Sonuçta Venezuela’da olan biten, “Maduro gitti mi, gitmedi mi” tartışmasından çok daha büyük. Olan, yıllardır açlık ve yoksulluk içinde yaşayan Venezuela halkına oldu. Küresel güç mücadelesi, ideolojik kavga ve suç ekonomisi arasında ezilen taraf yine toplumun geniş kesimleri. Bugün “tiran gitti” denilen yerde, geriye kalan soru şu: Bu tabloyu yaratan sistem gerçekten değişiyor mu, yoksa sadece aktör mü değişiyor?

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
destek@bsekonomi.com
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2025 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction