0,00 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
Ekonomi - Manşet

ABD’de İstatistik Kurumunun Verileri Güçlü, Ama Gerçeklik Tartışmalı

BEA’ya göre ABD ekonomisi 2025 üçüncü çeyrekte %4,3 büyüdü ve beklentileri aştı. Ancak ölçüm yöntemleri, hanehalkının hissettiği ekonomik baskıyı tam yansıtmıyor. Makro büyüme ile mikro refah arasında...
Hülya Kocaer
Aralık 24, 2025
Paylaş

BEA’ya göre ABD ekonomisi 2025 üçüncü çeyrekte %4,3 büyüdü ve beklentileri aştı.
Ancak ölçüm yöntemleri, hanehalkının hissettiği ekonomik baskıyı tam yansıtmıyor.
Makro büyüme ile mikro refah arasındaki fark giderek açılıyor.

ABD Ekonomik Analiz Bürosu’nun (BEA) yayımladığı son verilere göre ABD ekonomisi 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yıllıklandırılmış bazda %4,3 büyüdü. Bu oran, 2023’ün üçüncü çeyreğinden bu yana kaydedilen en hızlı büyüme olarak öne çıkarken, Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin %3,2’lik beklentisinin de belirgin biçimde üzerinde gerçekleşti. Rapor, hükümetin kapanması nedeniyle Ekim ve Kasım aylarında ertelenen tahminlerin yerine geçti.

Ancak güçlü görünen bu tablo, verilerin “doğruluğundan” çok “ne kadar gerçeği yansıttığı” tartışmasını beraberinde getiriyor. BSEkonomi perspektifinden bakıldığında sorun, BEA’nın yanlış veri üretmesi değil; ölçüm tercihlerinin ekonomik hissiyatı eksik yansıtması.

BEA, neyi ölçtüğünü metodolojik olarak doğru ve uluslararası standartlara uygun şekilde ölçüyor. GSYH, kişisel tüketim harcamaları (PCE), gelirler ve tasarruf oranları şeffaf yöntemlerle hesaplanıyor; geriye dönük revizyonlar yapılıyor ve siyasi müdahale alanı sınırlı kalıyor. Bu nedenle “veriler uyduruluyor” iddiası teknik olarak karşılık bulmuyor.

Ancak ölçüm tercihi ile algılanan ekonomik gerçeklik arasındaki fark giderek büyüyor. Enflasyon tarafında BEA’nın tercih ettiği PCE endeksi, tüketici fiyat endeksine (CPI) kıyasla daha düşük enflasyon eğilimi gösteriyor. Konut maliyetleri “sahiplik eşdeğeri kira” yöntemiyle ölçüldüğü için barınma baskısı gecikmeli yansıyor. Sağlık, eğitim ve teknoloji gibi kalemlerde uygulanan kalite ayarlamaları ise fiyat artışlarını istatistiksel olarak aşağı çekiyor. Bu durum, hanehalkının günlük yaşamda hissettiği maliyet artışıyla resmi veriler arasındaki makası açıyor.

Bir diğer kritik nokta, ortalamaların dağılım gerçeğini gizlemesi. BEA verileri reel gelir artışını pozitif gösterebilir; ancak bu artış büyük ölçüde üst gelir gruplarında yoğunlaşabiliyor. Tüketimin güçlü görünmesi, önemli ölçüde kredi kartı borçlanmasıyla finanse ediliyor olabilir. GSYH büyürken orta sınıfın reel alım gücü aynı hızda artmıyor, hatta bazı kesimlerde geriliyor.

Sonuç olarak BEA verileri ABD ekonomisinin “makro fotoğrafını” güçlü gösteriyor; ancak bu fotoğraf, ekonomik refahın toplum geneline nasıl yayıldığı sorusuna tam yanıt vermiyor. Bu nedenle büyüme verileri tek başına değil; Fed’in finansal koşulları, BLS istihdam ve ücret verileri, hanehalkı borçluluğu ve kredi dinamikleriyle birlikte okunduğunda daha gerçekçi bir tablo sunuyor. Makro iyileşme ile mikro refah arasındaki ayrışma, ABD ekonomisinde asıl tartışılması gereken başlık olarak öne çıkıyor.

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
destek@bsekonomi.com
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2025 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction