0,00 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
Dünya - Ekonomi - Manşet

Ukrayna Faturası AB’yi Parçalıyor, Euroyu Sarsıyor

Putin’in diplomatik hamleleri Avrupa içindeki görüş ayrılıklarını görünür kılarken, Ukrayna’nın finansmanı AB içinde yeni bir fay hattı oluşturuyor Almanya dondurulmuş Rus varlıklarının kullanılmasını...
Hülya Kocaer
Aralık 23, 2025
Paylaş

Putin’in diplomatik hamleleri Avrupa içindeki görüş ayrılıklarını görünür kılarken, Ukrayna’nın finansmanı AB içinde yeni bir fay hattı oluşturuyor
Almanya dondurulmuş Rus varlıklarının kullanılmasını desteklerken Fransa hukuki ve finansal riskler nedeniyle frene basıyor
Artan Eurobond ihtiyacı, ECB üzerindeki baskıyı artırırken Euro için uzun vadeli borç ve güven riski büyüyor

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Batı ittifakı içindeki ayrışmaları derinleştirmeye yönelik girişimleri, Ukrayna savaşının askeri boyutunun ötesinde Avrupa’nın mali ve siyasi dayanıklılığını da test etmeye başladı. Putin’in hafta sonu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a doğrudan görüşme teklifinde bulunması, Avrupa başkentlerinde dikkatle izlenen bir hamle olarak öne çıktı. Elysee Sarayı sözcüsünün bu teklifi prensipte olumlu karşıladıklarını açıklaması, Avrupa içindeki koordinasyonun ne kadar kırılgan hale geldiğini bir kez daha gösterdi.

Macron, Almanya’da Başbakan adayı Friedrich Merz ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile birlikte bir yandan Avrupa’yı müzakere masasında tutmaya çalışırken, diğer yandan birlik görüntüsünü koruma çabasında. Ancak Ukrayna’ya yardımın nasıl finanse edileceği sorusu, bu birlik söyleminin altında ciddi çatlaklar oluştuğunu ortaya koyuyor.

Avrupa Birliği, Ukrayna’ya mali desteği sürdürmek için yeni finansman yolları arıyor. Eurobond ihracı ve Avrupa Merkez Bankası garantileri masada. En tartışmalı başlıklardan biri ise dondurulmuş Rus varlıklarının kullanımı. Almanya bu varlıkların Ukrayna’nın finansmanında değerlendirilmesini açık şekilde desteklerken, Fransa hukuki riskler, emsal oluşturma endişesi ve finansal istikrar gerekçeleriyle bu seçeneği fiilen bloke eden bir pozisyon alıyor. Bu durum, Berlin-Paris ekseninde Ukrayna konusunda belirgin bir ayrışmaya işaret ediyor.

ABD, Ukrayna’ya silah desteğini sürdürmeye devam ediyor. Ancak bu silahların bedelinin NATO üzerinden büyük ölçüde Avrupalı ülkeler tarafından karşılanması, zaten borç yükü yüksek olan Avrupa ekonomileri üzerindeki baskıyı artırıyor. Avrupa ülkeleri hem Ukrayna’yı finanse etmek hem de kendi savunma kapasitelerini güçlendirmek zorunda kalıyor. Büyük AB ekonomilerinin borç seviyeleri halihazırda Birlik’in mali kurallarıyla uyumlu değilken, Ukrayna yardımlarının ulusal borçlar yerine AB ortak borçlanmasıyla finanse edilmesi giderek daha cazip bir seçenek haline geliyor.

Bu çerçevede “güçlendirilmiş işbirliği” mekanizması altında Ukrayna’ya 90 milyar Euroluk faizsiz kredi sağlanması gündemde. Kredilerin AB borçlanmasıyla finanse edilmesi planlanıyor. Ancak Macaristan, Çekya ve Slovakya gibi ülkeler olası zararlar için sorumluluk üstlenmeyeceklerini açıkça belirtiyor. Rusya’nın Ukrayna’ya savaş tazminatı ödemesi ihtimalinin son derece düşük olması ve Ukrayna’nın bu kredileri geri ödeme kapasitesinin zayıf görünmesi, yükün fiilen AB bütçesi ve Euro sistemi üzerine kalacağı endişesini güçlendiriyor. Dondurulmuş Rus varlıklarına gelecekte gerçekten el konulup konulmayacağı ise belirsizliğini koruyor.

Aslında AB, Ukrayna savaşıyla birlikte borçlanma kapasitesini zaten önemli ölçüde genişletmiş durumda. Avrupa Finansal İstikrar Mekanizması, SURE işgücü piyasası programı, NextGenerationEU yeniden yapılanma fonu, Ukrayna’ya sağlanan olağanüstü makrofinansal yardım ve Ukrayna Programı derken, AB’nin ortak borçlanma hacmi hızla büyüdü. Bu sürecin bir sonraki aşamasında 1 trilyon Euroyu aşan yeni bir Eurobond ihracı beklentisi giderek daha yüksek sesle dillendiriliyor.

Bu büyüklükte bir borçlanma, Brüksel’den Avrupa Merkez Bankası’na yönelik baskıyı da artırıyor. ECB’nin uluslarüstü tahvilleri yeniden bilançosuna alması yönünde beklentiler güçlenirken, Euro sistemi halihazırda bilançosunda 400 milyar Euroya yakın uluslarüstü tahvil taşıyor. Devlet borcu ile enflasyon arasındaki tarihsel ilişki dikkate alındığında, Ukrayna savaşının maliyetinin Euro bölgesi için yalnızca bütçe değil, para politikası ve fiyat istikrarı açısından da riskler barındırdığı görülüyor.

Euro bölgesinin büyük ekonomileri zaten yüksek borçluluk seviyeleriyle hareket ederken, ulusal borçlara giderek artan ölçekte AB kaynaklı uluslarüstü borçlar ekleniyor. Bu yapı uzun vadede sermaye kaçışını hızlandırabilecek, Euro üzerinde değer kaybı baskısını artırabilecek bir zemin yaratıyor. Dondurulmuş Rus varlıklarının fiilen veya ileride müsadere edilmesi, Rusya’nın savaşının uluslararası hukuka aykırı olduğu yönündeki yaygın kanaat nedeniyle kısa vadede AB finans piyasalarına olan güveni doğrudan sarsmayabilir. Ancak Euro’ya yönelik güvenin aşınması, Avrupa’nın küresel finans merkezi rolünü zayıflatma riski taşıyor.

Avrupa artık yalnızca Ukrayna’daki savaşın jeopolitik sonuçlarıyla değil, bu savaşın Euro ve AB mali mimarisi üzerindeki doğrudan finansal etkileriyle de yüzleştiği bir döneme girmiş durumda. Bu tablo, Ukrayna savaşının Avrupa için giderek daha fazla bir “mali sınav” haline geldiğini gösteriyor.

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
destek@bsekonomi.com
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2025 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction