
Trump, Wall Street Journal’a yaptığı son açıklamada 2026 ara seçimlerinde Cumhuriyetçilerin zaferinin garanti olmadığını söyledi.
Ekonomik performansın sandığa otomatik olarak yansımayabileceğini kabul ederek alışılmış söyleminden kısmen ayrıştı.
Açıklamalar, Trump cephesinde seçim hesaplarının ve iç siyasi risklerin daha açık konuşulmaya başlandığını gösteriyor.
ABD’de Donald Trump, dün Wall Street Journal’a verdiği demeçte 2026 ara seçimlerine ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Trump, Cumhuriyetçilerin ekonomi performansına rağmen Kongre’de kontrolü koruyacağının kesin olmadığını ifade ederek, seçim sonuçları konusunda alışılmış özgüvenli dilinin dışına çıktı.
Trump’a göre güçlü büyüme, istihdam ve piyasa performansı her zaman sandıkta karşılık bulmayabiliyor. Seçmen davranışının ekonomiyle birebir örtüşmediğini kabul eden Trump, özellikle ara seçimlerin doğası gereği iktidardaki parti için riskler barındırdığını vurguladı. Bu açıklama, Trump’ın ilk kez bu kadar açık biçimde “ekonomi = seçim zaferi” denklemine mesafe koyması olarak yorumlandı.
Cumhuriyetçi Parti içinde de benzer bir tartışma yaşanıyor. MAGA tabanının motivasyonu, katılım oranları ve bağımsız seçmenin yönelimi, 2026 ara seçimleri öncesinde en kritik başlıklar arasında görülüyor. Trump’ın açıklamaları, kampanya stratejisinin daha temkinli ve hedefli bir zemine kayabileceğine işaret ediyor.
Öte yandan Trump, seçim süreçlerine dair yapısal eleştirilerini sürdürmeye devam ediyor. Posta yoluyla oy verme uygulamalarına yönelik karşıt tutumunu yineleyen Trump, seçim güvenliğinin önümüzdeki dönemde de siyasi gündemin merkezinde kalacağını ima etti.
Genel çerçevede Trump’ın son mesajı, ABD siyasetinde 2026 ara seçimlerine giden süreçte belirsizliğin arttığını ve Cumhuriyetçi cephede risklerin artık daha açık konuşulduğunu gösteriyor. Bu ton değişimi, piyasalar ve küresel aktörler açısından da ABD iç siyasetinde daha oynak bir dönemin habercisi olarak okunuyor.