
Robot süpürge pazarının öncülerinden iRobot, iflas başvurusunda bulundu.
Şirket hisseleri pre-market işlemlerde bir günde yaklaşık %70 değer kaybetti.
Çinli rakiplerle artan fiyat rekabeti ve Vietnam üretimine uygulanan %46’lık tarife baskıyı derinleştirdi.

Robot süpürge pazarının sembol markası Roomba’nın üreticisi iRobot, iflas başvurusu yaptı. Bir dönem akıllı ev teknolojilerinin en güçlü Amerikan temsilcilerinden biri olan şirketin bu kararı, donanım tarafında küresel rekabetin ne kadar sertleştiğini bir kez daha gösterdi.
Piyasa tepkisi sert oldu. iRobot hisseleri ABD borsalarında pre-market işlemlerde yaklaşık %70’e varan değer kaybı yaşadı. Bu düşüş, sadece bilanço sorunlarının değil, iş modelinin sürdürülebilirliğine dair derin bir güvensizliğin de fiyatlandığını gösteriyor.
Şirketin temel problemi, Çinli rakiplerle rekabet edememesi. Daha düşük maliyetle üretim yapan ve agresif fiyatlama uygulayan Çin merkezli markalar, robot süpürge pazarında marjları hızla eritti. iRobot’un premium marka algısı, fiyat duyarlılığının arttığı bir ortamda yeterli korumayı sağlayamadı.
Buna ek olarak, üretimin önemli kısmının yapıldığı Vietnam’a uygulanan %46’lık gümrük tarifesi, maliyet baskısını daha da artırdı. Küresel ticarette korumacılığın yeniden yükselişe geçtiği bu dönemde, iRobot gibi tedarik zinciri Asya’ya bağımlı şirketler çift yönlü bir sıkışma yaşadı: Hem Çin rekabeti hem de Batı merkezli ticaret politikaları.
iRobot vakası, yalnızca tek bir şirketin çöküşü olarak değil, tüketici elektroniğinde ABD’li üreticilerin karşı karşıya olduğu yapısal sorunun bir örneği olarak okunuyor. Donanımda ölçek, maliyet ve tedarik zinciri avantajı artık belirleyici; marka gücü tek başına ayakta kalmaya yetmiyor.