
TIME dergisi, yapay zekânın arkasındaki teknik ve stratejik aklı “Yılın Kişisi” olarak seçti.
Kapak, Büyük Buhran döneminde Rockefeller Center işçilerini simgeleyen ikonik fotoğrafa gönderme yapıyor.
Mesaj net: Yapay zekâ yeni bir refah vaadi kadar, yeni bir işsizlik ve güç yoğunlaşması riski de taşıyor.

TIME dergisi bu yıl “Yılın Kişisi” tercihini tek bir figürden yana kullanmadı. Dergi, yapay zekânın bugünkü küresel etkisini mümkün kılan mimarları kolektif bir özne olarak kapağına taşıdı. Tercih, teknolojik bir başarıyı yüceltmenin ötesinde, yapay zekânın ekonomik ve toplumsal sonuçlarına dair daha derin bir tartışmayı da beraberinde getiriyor.
Kapak görseli, 1932 yılında çekilen ve Büyük Buhran’ın simgelerinden biri haline gelen “Bir Gökdelen Tepesinde Öğle Yemeği” fotoğrafına açık bir gönderme taşıyor. O fotoğrafta, ekonomik çöküşün ortasında Rockefeller Center inşaatında çalışan işçiler, milyonlarca insanın işsiz kaldığı bir dönemde “şanslı” sayılıyordu. TIME’ın yeni kapağı ise benzer bir eşikte olduğumuzu ima ediyor: Bu kez yüksekte oturanlar, dijital çağın mimarları.
Yapay zekâ, verimlilik artışı ve maliyet düşüşü vaadiyle şirket bilançolarını dönüştürürken, emek piyasasında ciddi bir yeniden dağılım baskısı yaratıyor. Beyaz yakadan yaratıcı sektörlere, yazılımdan hizmetler alanına kadar geniş bir yelpazede “ikame riski” artık teorik değil, ölçülebilir bir gerçeklik olarak tartışılıyor. Büyük Buhran’da fiziksel emek nasıl kitlesel olarak değersizleştiyse, bugün de zihinsel emeğin benzer bir sınavdan geçtiği yorumları güçleniyor.
TIME’ın kapağı bu nedenle yalnızca bir başarı hikâyesi anlatmıyor. Aynı zamanda şu soruyu gündeme taşıyor: Yapay zekâ çağının kazananları kim olacak, kaybedenleri kimler? Ve bu dönüşüm, 1930’ların sanayi kapitalizmiyle kıyaslanabilecek ölçekte bir toplumsal kırılma mı yaratacak?
Kısacası dergi, “yılın kişisi” seçimiyle bir isimden çok bir dönemi işaret ediyor. Yükselen teknoloji kadar, onun gölgesinde kalan milyonların da hesaba katılması gereken bir dönemi.