OPEC+ ülkeleri, 2027 üretim kotalarını belirlemek üzere kritik bir adım attı: her üye ülkenin “maksimum sürdürülebilir üretim kapasitesi (MSC)”ni ölçmeye dayalı yeni bir mekanizma onaylandı. Bu karar,...
OPEC+ ülkeleri, 2027 üretim kotalarını belirlemek üzere kritik bir adım attı: her üye ülkenin “maksimum sürdürülebilir üretim kapasitesi (MSC)”ni ölçmeye dayalı yeni bir mekanizma onaylandı.
Bu karar, uzun süredir tartışmalı olan “kota vs gerçek üretim” uyumsuzluğuna dair algıyı hedef alıyor; ama geçmişten gelen şüphe — hâlâ canlı. 1980’lerde eski BAE Petrol Bakanı Mana al-Otaiba’nın mısraları gibi — bugün de “kotalar” ile “fiili üretim” arasındaki uçurum, OPEC+’ın en büyük açmazı.
Ne değişti?
- OPEC+ bugünkü toplantıda 2026 için üretim seviyelerinde değişiklik yapmama kararı aldı; aynı zamanda 2027 referans kotalarının belirlenmesi için üye ülkelerin MSC’sinin hesaplanması mekanizmasını resmen devreye soktu.
- Yeni mekanizmaya göre kapasite değerlendirmesi 2026 Ocak’ta başlayacak, 2026 Sonbaharına kadar sürecek. Sonrasında üyeler bu MSC’ye göre 2027 kotasını alacak. Süreç, her yıl güncellenebilecek.
- Mekanizma yatırım yapan üyeleri ödüllendirecek: sondaj, altyapı ve üretim kapasitesi artırımları dikkate alınacak. Bu açıdan “gerçek üretim yeteneği” kotaya yansıyacak.
Neden bu adım şarttı
- Son dönemde OPEC+ üyeleri arasında üretim kotası ile fiili üretim arasındaki fark büyüdü. Bazı ülkeler kotadan daha fazla üretim yaparken, bazıları kotanın altında seyrediyor. Bu durum kotalara güveni aşındırdı.
- Özellikle üretim artışı yapan ülkeler — örneğin BAE — ellerinde “kullanılmamış kapasite” bulunduklarını savunuyor. Yeni mekanizma bu kapasitenin şeffaf biçimde ortaya konmasını sağlayacak.
- Diğer yandan, arz fazlası endişesi, petrol fiyatlarında sert dalgalanmalara yol açıyor. MSC bazlı referanslar, arz–talep dengesinin kotayla daha uyumlu yönetilmesi amacını taşıyor.
Ancak güven sorunu bitmiş değil
- Geçmişte benzer kapasite değerlendirmeleri gündeme gelmiş ama siyasi ve teknik anlaşmazlıklar nedeniyle sonuç alamamıştı; bu yüzden birçok üye ülke “kotalar yeniden siyasi pazarlık objesi olur mu?” kuşkusu taşıyor.
- Özellikle yaptırım altındaki üyeler (Rusya, İran, Venezuela) için ayrı kriterler uygulanacak; bu da eşitlik ve şeffaflık tartışmalarını canlı tutuyor.
- Analistler “MSC verileri + piyasa gözlemleri” yerine, üretim kontrolünün geçmişte olduğu gibi “politik uzlaşmalara” terk edilmesini hâlâ olası görüyor. Bu da kotalara yeniden güven sorunu doğurabilir.
OPEC+’ın MSC mekanizması, arz yönetiminde kolektif disiplin sağlamaya yönelik teoride sağlam bir adım. Ancak bu adımın başarısı — üç unsurda yatıyor: ölçümün doğruluğu, verilerin şeffaflığı, ve kurala uyum. Eğer bu üçlü sağlanmazsa, kotalar yine “kağıt üzerinde” kalır; petrol fiyatları ise şeffaflık beklentisi ile oynak kalmaya devam eder.
Bugünkü tabloya göre — MSC mekanizması umut veriyor, ama “güven sarsıntısı”nı tamamen silemeyecek. Petrol piyasasında tekrar “kime inanmalı?” sorusu — yeniden gündemde.