
Avrupa Birliği, kıtanın güvenlik mimarisini kökten değiştirecek yeni bir askeri düzenlemeye geçiyor. Brüksel’in duyurduğu “Askeri Schengen” modeli; tank, ağır zırhlı araç ve askeri personelin Avrupa içinde sınırlar arası geçişini hızlandırmayı hedefliyor. Artık mesele yalnızca diplomatik izin değil — altyapının, lojistiğin ve bürokrasinin savaş temposuna uyarlanması.
AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’ın sözleri tabloyu net koyuyor:
“Eğer bir köprü 60 tonluk tankı taşımıyorsa sorunumuz var. Eğer pist kargo uçağına kısa geliyorsa personel ikmal edemeyiz.”
Bu cümle, Avrupa’nın klasik Schengen’inden çok farklı bir döneme girildiğini gösteriyor — kıta, gerektiğinde askeri birliklerin üç gün içinde harekete geçmesini zorunlu kılan bir koordinasyon sistemi kuruyor. Mevcut prosedürde bu süre 45 gündü.
Yeni mobilizasyon paketi şunları içeriyor:
• Kara, hava ve demiryolu altyapısı askeri kapasiteye göre yeniden düzenlenecek.
• Sınırlar arası askeri geçişlerde izin süresi 3 güne düşecek.
• “Acil durum” halinde sürüş ve trafik kuralları askıya alınabilecek.
• Askeri sevkiyatlarda gümrük işlemleri hızlandırılacak.
• Tank tugayları Almanya’dan Polonya’ya, Baltık koridorlarından çok kısa sürede kaydırılabilecek.
Bu hamle, AB’nin artık savunma stratejisini yalnızca NATO’ya bırakmak istemediğini, kıtanın bir lojistik savaş ağı inşa ettiğini gösteriyor. Konu yalnızca Rusya tehdidi veya Ukrayna cephesi değil — Avrupa, II. Dünya Savaşı’ndan bu yana görülmemiş çapta bir askeri standardizasyon hazırlığı yapıyor.
Finansal okuma net:
⟡ Daha yüksek savunma bütçeleri
⟡ Askeri sanayi üretim kapasitesinde genişleme
⟡ Lojistik, demiryolu ve altyapı şirketleri için fiyatlama gücü
⟡ Kıta güvenliği yeniden fiyatlanacak bir majör tema
Soru artık şu: Barış döneminin sonuna mı yaklaşıyoruz?