
JP Morgan ile kripto sektörü arasındaki gerilim, Washington’un uzun süredir gölgesinde dolaşan “Operation Chokepoint 2.0” tartışmasını yeniden alevlendirdi. Dünyanın en büyük bankalarından JPMorgan Chase’in, Bitcoin ödeme şirketi Strike’ın CEO’su Jack Mallers’ın kişisel bankacılık hesaplarını hiçbir gerekçe göstermeden kapatması, hem sektör hem de siyaset sahnesinde alarm zillerini çaldı.
Senatör Cynthia Lummis’in tepkisi sert oldu:
“Operation Chokepoint 2.0 hâlâ yaşıyor. JP Morgan gibi adımlar geleneksel bankalara güveni sarsıyor ve dijital varlık endüstrisini Amerika dışına itiyor.”
Trump yönetiminin kripto şirketlerine yönelik “debanking” uygulamalarını yasaklayan kararnameye rağmen böyle bir hamlenin gelmesi, ABD’nin kripto politikasındaki tutarsızlığı yeniden gündeme taşıdı.
Piyasalar bu adımı, Wall Street’in kriptoyu arka kapıdan sıkıştırma girişimi olarak algılıyor. Ödeme altyapısı ve Bitcoin Lightning entegrasyonu gibi alanlarda hızla büyüyen Strike’ın CEO’sunun hedef alınması, bankaların kriptoyu sadece bir rekabet tehdidi olarak değil, “regülasyon kalkanı” arkasında bastırılması gereken bir alan olarak gördüğünü düşündürüyor.
Washington’daki tablo da giderek belirginleşiyor: Kriptoyu küresel liderlik fırsatı olarak gören siyasetçiler ile (Lummis, Emmer gibi) sisteme geleneksel banka-merkezli yaklaşımı korumak isteyen kurumlar arasındaki çatışma keskinleşiyor.
Bunun sonucunda ABD, gerçekten de Senatör Lummis’in söylediği gibi kriptoyu küresel arenada rakip ülkelere kaptırma riskiyle yüz yüze kalıyor.
Trump yönetimindeki “dijital varlık başkenti” vaadinin nasıl uygulanacağı, 2026’da hem finans hem teknoloji ekosistemlerinin en kritik sorusu olacak.