
Hizbullah’ın üst düzey komutanı Haytham Ali Tabatabai, Beyrut’un güney banliyösüne düzenlenen bir hava saldırısıyla öldürüldü. İddiaya göre, saldırıda beş kişi hayatını kaybetti. Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre yaralananlar da var. Hizbullah, diğer bir üst düzey yetkili Mahmud Kamati’nin “kırmızı çizgiyi aştıklarını” belirterek karşılık verilip verilmeyeceği yönünde karar sürecinde olduklarını açıkladı.
İsrail’in Beyrut’a düzenlediği bu saldırı, haziran ayından bu yana başkentteki ilk operasyon olarak öne çıkıyor ve bölgedeki durumu yeniden tırmandırma riski taşıyor.
Tabatabai, Hizbullah içinde uzun yıllar görev yapmış bir militan lider ve grubun güney cephesindeki komutanlarından biri olarak biliniyor. İsrail tarafı, saldırının “Hizbullah’ın yeniden silahlanma çalışmalarını durdurma” hedefiyle yapıldığını açıkladı.
Hizbullah cephesi ise saldırıyı “ihanet” olarak niteleyip, “karşılık vermeye karar verilecek” mesajını verdi. Analistler için bu gelişme, Lübnan’daki istikrar açısından ciddi bir kırılma potansiyeli taşıyor.
Bununla birlikte, saldırının gerçekleştiği bölgede İsrail ile Hizbullah arasındaki uzun süreli ateşkes sonrası dönemde yeniden bir hareketlenme yaşandığına dikkat çekiliyor.
Bu gelişme, Orta Doğu jeopolitiğinde sadece askeri değil, aynı zamanda ekonomik riskleri de büyütüyor. Beyrut’ta yaşanan bu tür çatışmaların uzaması, Lübnan ekonomisini zaten kırılgan yapısını daha da zayıflatabilir. Yabancı yatırımcı algısı negatif etkilenirken, bölgedeki bankacılık ve finansal sistem üzerindeki baskı artabilir.
Hizbullah ve İsrail arasındaki kamuoyu ve diplomatik gerilimler, bölgesel enerji arz güvenliği ile doğrudan bağlantılı. Bu da küresel petrol ve doğal gaz fiyatlarında dalgalanma riskini gündeme getiriyor, sonuçta küresel piyasalarda “risk primi” yükselerek yatırımcıların gözüne bölgeyi yeniden “yüksek belirsizlikli” alan olarak sokabilir.
Sonuç olarak; bu saldırı sadece bir askeri operasyon değil, aynı zamanda ekonomik istikrar için ciddi bir test. Eğer Hizbullah misilleme yapar ya da çatışma yayılırsa, hem Lübnan hem komşu ülkeler hem de yatırımcılar açısından “olası kriz” senaryosu yeniden devreye girebilir.