
20 Ağustos’ta yayımlanan FOMC Temmuz 2025 toplantı tutanakları, Fed’in içindeki gerilimi tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. Manzara net: işsizlik düşük, büyüme hâlâ dirençli, ama enflasyon hâlâ yapışkan.
Tutanaklara göre işsizlik oranı düşük seviyelerde kaldı; işgücü piyasası hâlâ sağlam. Ancak bu dayanıklılığın arka planında fiyat istikrarı sorunu çözülmüş değil. Tüketici fiyatları yüksek seyrini koruyor, özellikle Washington’ın tarife politikaları dezenflasyonu frenliyor.
ABD yönetiminin ithalat vergileri, kısa vadede yerli üreticiyi korurken, enflasyonun inatçılığını artıran bir unsur olarak öne çıkıyor. Bu, Fed için para politikasını karmaşıklaştırıyor: faiz silahı talebi soğutabilir ama tarife kaynaklı fiyat baskılarını azaltamıyor.
Tutanakların belki de en kritik noktası, komite içi bölünmenin keskinleşmesi.
Bu ayrışma, Fed’in politika yönlendirmesinde belirsizliği artırıyor. Piyasalar için net mesaj: Fed’in Eylül veya sonrasında faiz kararı tamamen gelen veriye bağlı olacak.
Ekonomik tablo hâlâ puslu. Göç ve ticaret politikalarında bazı riskler azalsa da, tarifeler ve enflasyonist baskılar masada kalmaya devam ediyor. Fed’in “veri bağımlı” duruşunu tekrarlaması, önümüzdeki aylarda her enflasyon, istihdam ve büyüme verisinin piyasalarda sert oynaklık yaratabileceği anlamına geliyor.
Bu tutanaklar, Fed’in elindeki manevra alanının ne kadar daraldığını gösteriyor. Enflasyon hâlâ düşmedi; işgücü piyasası gevşemedi; tarifeler ateşi körüklüyor. Karar net değil, çünkü içeride bile fikir birliği yok.
Sonuçta Fed, yalnızca ekonomik verilere değil, siyasi politikalardan doğan fiyat şoklarına da karşı sınanıyor. Bu, faiz indirimini isteyen piyasanın sinirlerini daha da geriyor.