İsrail Ordusu, 13 Temmuz’da Suriye’nin güneyindeki Süveyda vilayetinde patlak veren Dürzi–Bedevi çatışmalarını gerekçe göstererek, Şam’daki Suriye Genelkurmay Başkanlığı karargâhının girişine hava saldırısı düzenlediğini duyurdu.
Açıklamada, Suriye’nin güneyindeki gelişmelerin “yakından izlendiği” belirtilirken, “siyasi iradenin yönlendirmesiyle bölgeye yönelik farklı senaryolara hazırlık yapıldığı” aktarıldı. Üç patlamanın meydana geldiği bildirilen Şam’da, saldırının doğrudan komuta merkezine yönelik olması dikkat çekti.
Süveyda’da Dürzi grupların, Bedevi Arap aşiretlerine ait araçlara el koymasıyla başlayan gerilim, İsrail’in bölgesel stratejisinde yeni bir basamak oluşturdu.
Geçmişte, Esed rejiminin zayıflaması sonrası Dürzi bölgesinin rejime entegre olmasını engellemek isteyen İsrail, bu gruplara askerî ve siyasî destek vadetmişti.
Bugünse Tel Aviv, Suriye içindeki etnik gerilimleri kullanarak Şam’a karşı doğrudan güç projeksiyonu uyguluyor.
Genelkurmay saldırısından saatler sonra, Şam kentinde yeniden patlamalar duyuldu. Yerel kaynaklara göre ikinci saldırı Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı hedef aldı.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, saldırının hemen ardından Suriye Haber Ajansı üzerinden sert bir açıklama yayımladı:
“Şam’da kalıp Suriye’nin her karış toprağını savunacağım.”
Ajans, tüm vilayetlerde “genel alarm” ilan edildiğini ve liderlik talimatı olmadan hiçbir birimin hareket etmeyeceğini duyurdu.