
Dünya ekonomisinin nabzı bu hafta Londra’da atıyor. Tarihi Lancaster House, ABD ve Çin’in en üst düzey ekonomi ve ticaret yetkililerini iki günlük kritik bir görüşme için ağırlıyor. ABD tarafında Hazine Bakanı Scott Bessent, Ticaret Bakanı Howard Lutnick ve Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer’in hazır bulunduğu zirvede, Çin heyetine ise daha önce Cenevre’de yürütülen ticaret müzakerelerinde önemli bir rol oynayan Başkan Yardımcısı He Lifeng liderlik ediyor. Görüşmeler Pazartesi günü başladı ve Salı akşamına kadar sürmesi bekleniyor.
Bu toplantı, yalnızca iki ülke arasındaki ticaret anlaşmazlıklarının çözümüne değil, aynı zamanda küresel piyasalarda süregelen tedarik zinciri sorunlarına da odaklanıyor. ABD’nin özellikle elektrikli araçlar ve savunma sanayii için kritik önemde gördüğü nadir toprak metalleri konusunda Çin’den somut adımlar beklediği belirtiliyor. Başkan Donald Trump’ın geçtiğimiz günlerde Xi Jinping ile gerçekleştirdiği görüşmede bu konuda “elde edilmiş bir anlaşma” olduğunu açıklaması, Londra’daki toplantılardan somut bir teyit beklentisini artırdı. Nadir topraklar konusundaki bu anlaşma, yalnızca ABD’nin değil, aynı zamanda küresel teknoloji devlerinin de yakından izlediği bir başlık olarak öne çıkıyor.
Teknoloji ve vize kısıtlamaları da gündemin ilk sıralarında. Çin, gelişmiş yarıiletken ihracatının kolaylaştırılması ve Çinli öğrencilere uygulanan vize kısıtlamalarının gevşetilmesi konularında ilerleme arayışında. Özellikle yarıiletken teknolojisi, iki ülke arasındaki stratejik rekabetin kalbinde yer alıyor. Ancak diplomatik kaynaklara göre bu konularda kapsamlı bir reformun kısa vadede gerçekleşmesi beklenmiyor. Görüşmelerin daha çok “pratik ve kısa vadeli” çözümler üretmeye odaklanacağı, yani büyük bir yapısal değişimden ziyade geçici uzlaşılarla sürecin ilerleyeceği tahmin ediliyor.
Genel ticaret tablosuna bakıldığında, Çin’in ABD’ye ihracatında sert bir düşüş yaşandığı görülüyor. Mayıs ayında Çin’in ABD’ye yönelik ihracatı yıllık bazda %34,5 azalarak küresel tedarik zincirlerini adeta test etti. Bu düşüş, hem ABD’li şirketlerin ara malı tedarikini hem de tüketici fiyatları üzerindeki baskıyı artırıyor. Öte yandan ABD ekonomisinde de yavaşlama sinyalleri ve tüketici güveninde zayıflama görülüyor. Bu durum, ABD yönetiminin Çin ile daha pragmatik ve çözüm odaklı bir diyaloğa girmesi gerektiğine işaret ediyor.
Sonuç olarak, Londra’daki bu kritik görüşmeler, yalnızca ticaret dengelerini değil, küresel piyasalarda teknoloji yatırımlarından tedarik zincirlerine kadar pek çok alanı yakından ilgilendiriyor. Görüşmelerin kısa vadede kalıcı bir çözüm getirmesi beklenmese de, kritik başlıklarda atılacak adımlar, piyasalarda güvenin kısmen yeniden inşa edilmesine katkıda bulunabilir.
| Senaryo | Olası Sonuçlar |
|---|---|
| Kısa Vadeli Anlaşma | Nadir toprak elementleri konusunda sınırlı taahhütlerin verilmesi, teknoloji alımlarında esneklik. Hisse piyasalarında olumlu kısa dönem etkiler. |
| Müzakere Tıkanması | Yeni tarif dalgası veya kısıtlamalar gündeme gelebilir. Sert fiyat dalgalanmaları, özellikle teknoloji ve madencilik hisselerinde risk. |
| Stratejik Soğuma | ABD’nin tedarik zincirlerinde Çin’den uzaklaşma çalışmaları hızlanır; yerel üretim teşvikleri artar.** |