

14 Mayıs 2025 Salı günü AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, PKK’nın silahlı mücadeleyi bırakıp örgütü feshetmesinin ardından oluşan yeni siyasi iklimde dikkat çeken mesajlar verdi. En fazla yankı uyandıran bölümler ise yerel yönetimlerle ilgili açıklamalardı.
“Kayyum uygulamasının yeniden istisna haline geleceğini düşünüyoruz.”
“Merkeze uzak ilçeler sorunu vardır. Yeni bir belediye statüsüne ihtiyaç var.”
Bu iki ifade, hem siyasi hem hukuki hem de yerel hizmet bağlamında geniş yankı uyandırdı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, PKK’nın fesih kararı sonrasında ortaya çıkan yeni güvenlik iklimine vurgu yaparak, terör bağlantısı gerekçesiyle bazı belediyelere atanan kayyum uygulamasına daha sınırlı başvurulacağını belirtti. Bu ifade, başta Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde olmak üzere, kayyum politikasında bir ton değişikliğine işaret ediyor.
Erdoğan, mevcut büyükşehir sisteminin coğrafi ve idari açıdan sorunlar yarattığını belirtti. “Merkeze uzak ilçeler sorunu vardır” ifadesi, büyükşehir yasasıyla birleşen kırsal alanlardaki hizmet yetersizliğine dikkat çekiyor. Bu da yeni bir yerel yönetim modeli arayışının işareti olarak yorumlanıyor.
Erdoğan, özellikle İstanbul büyükşehir belediyesi başta olmak üzere belediyelerdeki mali yolsuzluklara ve denetim zaafiyetlerine dikkat çekti. “Cumhuriyet tarihinin belki de en organize suç yapısı ortaya çıkarılıyor” ifadesiyle yönetimsel sıkıntılara vurgu yaptı. Bu durum, merkezi denetimin artacağı bir sürece girildiğine işaret olabilir.
Erdoğan, muhalefet partilerine yönelik eleştirisinde belediyelerin hizmet odaklılığından uzaklaştığını, ideolojik kutuplaşmanın öne çıktığını belirtti. Bu söylem, belediyelerin 2026 seçim sürecinde siyasi rekabetin ana zeminlerinden biri olacağına işaret ediyor.
Erdoğan, belediye kanunu ve büyükşehir yasasının revize edileceğine dair açık sinyaller verdi. Parti kurmaylarına bu konuda çalışmaları hızlandırmaları talimatı verdiği de kulislere yansıdı.
“Cumhurbaşkanı’nın kayyum uygulamasını artık istisnaya indirgeme niyeti hukuk devleti açısından olumlu bir adımdır. Seçilmiş kişilerin ancak yargı kararyla görevden alınabileceği gerçeği, anayasal demokrasinin temelidir.”
“Yeni statü vurgusu belirsiz ama tehlikeli olabilir. Bu, merkezi denetimin artması ve yerinden yönetimin daralması anlamına gelirse Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na aykırı olur.”
“Merkeze uzak ilçelerde hizmet alamıyoruz diye değil, merkezi bütçeden yeterli kaynak alamadığımız için sorun yaşıyoruz. Bu sistem sorunu değil, bütçe adaletsizliği.”
“Kayyumların istisna olacağı sözü önemli ama samimi adımlarla desteklenmeli. Seçilmişlerin yerine atanan bürokratlar halkın iradesine zarar verdi.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması, yerel yönetim sisteminde köklü bir değişimin sinyallerini veriyor. Ancak bu değişimin yönü belirsiz:
Bu soruların yanıtı, önümüzdeki aylarda TBMM’ye sunulacak yasa teklifleriyle netleşecek.