
2024 Ekim’inde başlayan yumuşama süreci, Devlet Bahçeli’nin DEM Parti ile teması ve ardından Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te İmralı’dan yaptığı çağrıyla somutlaştı. Öcalan, PKK’ya silah bırakma ve fesih çağrısı yaptı.
5-7 Mayıs 2025’te Kuzey Irak’ta yapılan iki ayrı kongrede PKK, Öcalan’ın çağrısını kabul etti. Silah bırakma ve örgütün feshi kararlaştırıldı. Açıklamanın kamuoyuna duyurulması, Sırrı Süreyya Önder’in vefatı nedeniyle ertelendi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün yarın silah bırakma ve fesih açıklaması gelir” diyerek sürecin tamamlanmak üzere olduğunu söyledi. Hükümet kanadından gelen bilgilere göre, hukuki ve yapısal adımlar için hazırlık yapıldı.
Gündemde Öcalan’ın tahliyesi yok. Ancak cezaevi koşullarının esnetilmesi ve daha fazla görüşme imkânı tanınması bekleniyor. Bu çerçevede devletin ilgili birimleri yol haritasını hazır hale getirdi.
Gazeteci İsmail Saymaz, “PKK’nın silah bırakması an meselesi” diyerek, sürecin ciddiyetine dikkat çekti. Saymaz’a göre, devlet ve örgüt arasındaki görüşmeler, ilk kez bu kadar net bir eşiğe ulaşmış durumda.
Selvi ise, toplumun bu sürece güven duymasının ve demokratik zeminin korunmasının önemine vurgu yaptı. “Silahlar gerçekten susarsa, bu sürecin kalıcılığı da mümkün olur,” diyor.
PKK’nın silah bırakması ve kendini feshetmesi, Türkiye’nin son 40 yıldaki en önemli güvenlik ve siyasi dönüşümlerinden biri olabilir. Açıklamanın birkaç gün içinde yapılması bekleniyor. Bu adım, terörle mücadelede yeni bir sayfanın ve kalıcı barış arayışının başlangıcı olabilir.