
Jeopolitik gerginliklerin yeniden zirveye tırmandığı bu günlerde, enerji dünyası yalnızca varil fiyatlarını değil, varilin geçeceği yolları da sorguluyor. Dünyanın halka açık en büyük petrol tanker şirketi Frontline, İsrail’in İran’a yönelik saldırısının ardından Hürmüz Boğazı üzerinden Körfez’e yönelik yeni sözleşmeleri askıya aldığını açıkladı.
Frontline CEO’su Lars Barstad tarafından doğrulanan bu karar, küresel deniz taşımacılığına yönelik ilk büyük kurumsal tepki olarak dikkat çekiyor. Karar, yalnızca bir şirketin risk hassasiyetini değil, enerji ticaretinin damarlarını oluşturan rotaların jeopolitik bağımlılığını da yeniden gündeme taşıdı.
“Hürmüz üzerinden geçmeyen bir ham petrol dünyası yok. Ama geçmek artık o kadar kolay değil.”


Bu gelişme, yalnızca petrol değil; tedarik zincirlerinin genel esnekliği açısından da alarm verici. Uzmanlara göre:
Bu durum, özellikle enerji, gıda ve sanayi hammaddeleri için kalıcı fiyat baskısı yaratabilecek yeni bir küresel dalga anlamına gelebilir.
“Bugünün krizinde sorun sadece petrolün fiyatı değil, petrolün hareket kabiliyetidir. Yol risk altındaysa, malın değeri ikinci plandadır. Hürmüz’ün kırılganlığı, sadece enerji değil, küresel finansal istikrar açısından da sistemik bir tehdit oluşturuyor.”
Frontline’ın Hürmüz kararı, küresel lojistik sistemin kırılgan noktalarına yeni bir ışık tuttu. Tedarik zincirlerinin giderek daha az esnek, daha az tahmin edilebilir hale geldiği bir dönemdeyiz. Ve bu yalnızca petrol krizi değil, zincirleme bir güvenlik krizi olabilir.