
Fed’de yeni başkan seçimi, faiz kararlarının ötesinde kurumsal bağımsızlık, iletişim stratejisi ve uzun vadeli para politikasının yönü için kritik bir döneme işaret ediyor.
El-Erian’a göre yeni başkan, Fed’in etkinliğini yeniden güçlendirecek reformların mimarı olacak; bu reformlar kurumsal bağımsızlığın korunması için zorunlu.
Piyasalar, adayların faiz patikasından çok Fed’in kredibilitesini kim yeniden inşa edecek? sorusuna odaklanmış durumda.

Federal Reserve’de başkanlık koltuğuna oturacak yeni ismin kim olacağı, piyasalar için sadece “bir sonraki faiz kararı” tartışmasından ibaret değil. ABD ekonomisinin gelecek on yılını belirleyecek kurumsal çerçeve, yeni başkanın atacağı adımlarla şekillenecek. Bunu en net ifade edenlerden biri de dünyaca ünlü ekonomist Mohamed El-Erian. Financial Times için yaptığı değerlendirmede El-Erian, “Yeni başkan, Fed’in etkinliğini güçlendirmek için çok ihtiyaç duyulan reformların yönünü belirleyecek” diyerek sürecin ağırlığını ortaya koydu.
El-Erian’a göre Fed’in bağımsızlığını korumak ve uzun vadeli ekonomik refaha katkısını en üst düzeye çıkarmak için, kurumun hem iletişim politikasında hem de karar alma mekanizmalarında yapısal bir yenilenme gerekiyor. Bu yorum, Fed’in son yıllarda dalgalanan kredibilitesine yönelik artan kaygıların merkezine oturuyor.
Washington’da olası adaylar arasında öne çıkan isimlerden Kevin Hassett’in “daha hızlı ve agresif faiz indirimleri” yaklaşımı piyasada tartışma yaratmış durumda. Ancak Fed içinin kolektif yapısı, tek bir başkanın kısa vadede politikayı dramatik biçimde çeviremeyeceğini gösteriyor. Asıl belirleyici olacak unsur, yeni başkanın enflasyonla mücadelede tutarlılığı, bilanço küçültme stratejisi ve kurumsal bağımsızlığı nasıl yöneteceği.
Bu nedenle piyasa, adayların profillerine sadece “şahin-güvercin” ekseninden bakmıyor. Yatırımcılar için kritik soru şu:
Fed’i yeniden öngörülebilir, bağımsız ve güven veren bir kuruma kim dönüştürebilir?
Bu atama, hisse senetlerinden tahvil piyasasına, dolar endeksinden emtia fiyatlamalarına kadar geniş bir alanda kalıcı etkiler yaratabilir. Güvercin bir başkan risk iştahını artırırken, reformcu ve bağımsızlık vurgulu bir başkan uzun vadede Fed’in kredibilitesini güçlendirebilir.
Sonuç net:
ABD’de bir sonraki Fed Başkanı, sadece politika faizini değil, küresel finans sisteminin güven çıpasını da yeniden tanımlayacak.