
• Yüksek likidite, yatırımcıya hız ve esneklik sağlarken karar kalitesini bozabiliyor
• Anında al-sat imkânı, uzun vadeli stratejileri kısa vadeli reflekslere dönüştürüyor
• Davranışsal hatalar likit piyasalarda daha pahalıya mal oluyor
Finansal piyasalarda likidite genellikle bir avantaj olarak görülür. Varlıkların hızlı, düşük maliyetle ve istenilen anda alınıp satılabilmesi, teoride piyasaların daha etkin çalışmasını sağlar. Ancak pratikte bu özellik, özellikle bireysel yatırımcılar için ciddi bir yan etki yaratıyor: yanlış karar alma ihtimalinin artması.
Likit piyasalarda yatırımcı, pozisyondan çıkmanın her zaman mümkün olduğu hissiyle hareket eder. Bu “her an müdahale edebilirim” algısı, uzun vadeli yatırım disiplinini zayıflatır. Piyasa dalgalandığında beklemek yerine anında tepki verme eğilimi güçlenir. Sonuçta yatırımcı, fiyat hareketlerini izleyen değil, fiyatların peşinden koşan konuma düşer.
Davranışsal finans literatürü bu durumu net biçimde tanımlar. Aşırı güven, kısa vadeli fiyat hareketlerine aşırı tepki verme ve pişmanlıktan kaçınma gibi bilişsel önyargılar, likit piyasalarda daha sık devreye girer. İşlem yapmak ne kadar kolaysa, yatırımcı o kadar fazla işlem yapma eğilimi gösterir. Bu da çoğu zaman kötü zamanlama ve düşük getiriyle sonuçlanır.
Anında işlem yapabilme yeteneği, yatırımcıya sahte bir kontrol hissi verir. Oysa piyasadaki dalgalanmaların büyük bölümü gürültüdür. Likidite, bu gürültüye karşı sabırlı olmayı değil, müdahale etmeyi teşvik eder. Bu da yatırım kararlarının temel analizden kopmasına neden olur.
Profesyonel yatırımcılar açısından likidite bir araçtır; bireysel yatırımcı için ise çoğu zaman bir tuzaktır. Likit piyasalarda sık işlem yapan yatırımcıların, daha az işlem yapanlara kıyasla uzun vadede daha düşük performans sergilediğini gösteren çok sayıda çalışma bulunur. İşlem maliyetleri, vergi etkisi ve hatalı zamanlama bu farkın temel nedenleri arasındadır.
Likidite laneti olarak özetlenebilecek bu durum, piyasadan tamamen kaçınmayı değil, likiditeyle ilişkiyi doğru kurmayı gerektirir. Likidite, ihtiyaç duyulduğunda çıkış kapısı olarak değerlidir; her dalgalanmada kullanılan bir refleks mekanizması olarak değil.
Sonuç olarak piyasalar ne kadar likitse, yatırımcının disipline olan ihtiyacı o kadar artar. Anında işlem yapabilme imkânı, doğru kullanılmadığında yatırımcıyı özgürleştirmez; aksine hataya daha açık hale getirir. Bu nedenle likidite, avantaj olduğu kadar ciddi bir sınavdır.