
Yapay zekâ yalnızca iş yapma biçimlerini değil, iş gücü talebini ve fiziksel ofis ihtiyacını da yeniden tanımlıyor. Bu dönüşümün finansal yansıması ise borsalarda hissedilmeye başladı. Haftanın en dikkat çeken satış dalgası ticari gayrimenkul hisselerinde yaşandı.

Bloomberg’in haberine göre ABD’de ticari gayrimenkul hisseleri, yapay zekâ kullanımının artmasıyla birlikte ofis talebinin daha da zayıflayabileceği endişesiyle sert değer kaybetti. Satışlar, daha önce küçük ölçekli şirketlerde başlayan dalganın geniş tabanlı bir düzeltmeye dönüştüğünü gösteriyor.
Özellikle ofis kiralama ve gayrimenkul hizmetleri alanında faaliyet gösteren şirketlerde düşüş derinleşti. CBRE Group, Cushman & Wakefield, Jones Lang LaSalle ve Newmark Group hisselerinde iki gün üst üste sert geri çekilmeler görüldü. Grafik verilerine göre bazı hisselerde ocak başına göre kayıplar yüzde 20’yi aştı.
Temel soru şu: Eğer yapay zekâ araçları üretkenliği artırıyor ve daha az fiziksel ofis alanıyla aynı çıktıyı sağlıyorsa, ticari gayrimenkulün uzun vadeli talep eğrisi nereye evrilecek?
Pandemi sonrası hibrit çalışma düzeni zaten ofis talebini zayıflatmıştı. Şimdi yapay zekâ destekli otomasyon ve verimlilik artışı, beyaz yakalı istihdamın yapısını değiştirerek bu süreci hızlandırabilir. Daha az çalışan, daha küçük ekipler ve daha az fiziksel alan ihtiyacı; bu senaryo ticari gayrimenkul için yapısal risk anlamına geliyor.
Piyasa fiyatlaması da tam olarak bu ihtimali satın alıyor. S&P Composite 1500 Office REIT endeksinde yaşanan düşüş, yatırımcıların bu sektörün gelecekteki nakit akışlarına daha temkinli yaklaştığını gösteriyor. Bu yalnızca kısa vadeli bir “haber satışı” değil; değerleme çarpanlarında kalıcı bir revizyon riski gündemde.
Makro çerçevede bakıldığında tablo daha da netleşiyor. ABD’de yüksek faiz ortamı zaten ticari gayrimenkul finansman maliyetlerini artırmış durumda. Eğer talep tarafı da yapısal olarak zayıflıyorsa, çifte baskı oluşuyor: hem borç maliyeti yüksek hem kira geliri görünümü kırılgan.
Bu gelişme iki şeyi işaret ediyor:
Birincisi, yapay zekâ teması yalnızca teknoloji hisseleri için fırsat değil; bazı sektörler için risk fiyatlaması yaratıyor.
İkincisi, piyasa artık AI’ın “verimlilik hikâyesini” sektörel ayrışmayla birlikte okumaya başladı.
Önümüzdeki dönemde yatırımcıların dikkat edeceği başlıklar net: Ofis doluluk oranları, kira yenileme kontratları, şirketlerin uzaktan çalışma politikaları ve AI tabanlı operasyonel dönüşüm hızları.
Sonuç olarak, yapay zekâ devrimi yalnızca yazılım şirketlerini yukarı taşımıyor; aynı zamanda eski ekonomik yapıların üzerine kurulu sektörleri aşağı çekiyor. Ticari gayrimenkul hisselerinde yaşanan son satış dalgası, bu dönüşümün ilk finansal uyarı sinyallerinden biri olabilir.
