
Yaklaşık iki yıldır küresel borsaları taşıyan en önemli tema yapay zekâ yatırımlarıydı.
NVIDIA, Broadcom, TSMC, Micron, SK Hynix, Samsung, Kioxia ve bellek üreticileri neredeyse kesintisiz yükseliş yaşadı.
Ancak son 24 saatte yaşanan gelişmeler piyasalarda çok farklı bir hikâyenin konuşulmasına neden oldu.
Soru artık şu:
“AI Trade sona mı eriyor?”
Henüz bunun cevabı kesin değil.
Ancak yatırımcı psikolojisinin çok hızlı biçimde değişmeye başladığı görülüyor.
İlk sinyal Güney Kore yarı iletken hisselerinde geldi.
Ardından ABD çip üreticileri satış baskısına girdi.
Sonrasında Japon bellek üreticileri sert düştü.
En dikkat çekici örneklerden biri:
Sadece birkaç hafta önce piyasanın yıldızı olan şirketlerde bugün panik satışları görülüyor.
Bellek üreticilerinin önemli kısmı zirvelerinden yaklaşık %30 aşağıda işlem görüyor.
Piyasayı rahatsız eden ikinci gelişme ise Çin’den geldi.
Moonshot AI tarafından geliştirilen Kimi-K3 modeli;
Bu gelişme yatırımcıların aklına tek bir olayı getirdi.
2025 başında DeepSeek’in ortaya çıkışı da ilk etapta küresel teknoloji hisselerinde sert satış yaratmıştı.
Ancak birkaç hafta sonra piyasa bunun;
anlamına geldiğini fiyatlamaya başlamıştı.
Dolayısıyla bugünkü satışların kalıcı mı yoksa geçici mi olduğu henüz net değil.
Vadeli işlemlerde;
Ancak ilginç olan şu:
Endeksler hâlâ tarihi zirvelerine oldukça yakın işlem görüyor.
Bu nedenle yaşanan hareket;
uzun vadeli ayı piyasasından çok,
yüksek değerlemelerin yeniden fiyatlanması olarak değerlendiriliyor.
Risk iştahını azaltan iki önemli haber daha geldi.
Şeffaflığın azalması yatırımcıları rahatsız etti.
Piyasalarda;
haberleri teknoloji hisseleri üzerindeki baskıyı artırdı.
Piyasaların ikinci büyük problemi jeopolitik.
İran konusunda belirsizlik devam ediyor.
Şimdilik fiyatlamalarda;
gibi senaryolar tam anlamıyla fiyatlanmış görünmüyor.
Buna rağmen;
Kızıldeniz ve Aden Körfezi’nde tanker güvenliğine ilişkin haber akışı yeniden artıyor.
Kimyasal ürün taşıyan bir tankere silahlı kişilerin çıktığı yönündeki haberler enerji piyasalarında risk primini canlı tutuyor.
Son ayların en popüler işlemlerinden biri şuydu:
ABD tahvillerini sat,
Avrupa tahvillerini al.
Ancak bu strateji ciddi şekilde tersine döndü.
ABD’de enflasyon beklentilerin altında gelirken;
Bunun sonucu olarak;
ABD 10 yıllık tahvil faizi yaklaşık %4,53 seviyesine gerilerken,
Almanya 10 yıllık tahvili %3,11 civarında yüksek kalmaya devam ediyor.
Bu da piyasalarda yeni faiz dengesi oluşturuyor.
Deutsche Bank stratejistlerinin dikkat çektiği önemli nokta şu:
Eğer riskten kaçışın nedeni;
o zaman klasik olarak beklenen;
ilişkisi çalışmayabilir.
Bunun yerine;
Bu senaryo özellikle AI balonunun sönmeye başlaması halinde önem kazanıyor.
Japonya’dan gelen açıklamalar da dikkat çekici.
Dev emeklilik fonu GPIF’in daha fazla yurtiçi varlığa yatırım yapmasının ekonomi için faydalı olacağı yönündeki mesajlar,
Japon tahvil piyasasında yeni fiyatlamaları beraberinde getiriyor.
Bu nedenle küresel faiz eğrilerinde yeniden dikleşme (steepener) işlemleri öne çıkmaya başladı.
Piyasaların önündeki riskler aynı anda büyüyor.
Ancak buna rağmen;
enflasyonun düşmesi,
Fed üzerindeki faiz baskısını azaltıyor.
Bu da küresel piyasalarda tam anlamıyla bir çöküş yerine,
yüksek volatilitenin yaşandığı bir yeniden fiyatlama dönemine işaret ediyor olabilir.
Bugünkü satışlar tek başına AI temasının sona erdiğini göstermiyor.
Ancak iki yıldır neredeyse tek yönlü yükselen teknoloji hisselerinde;
artık şirket kârlılığı,
gerçek nakit akışı,
rekabet avantajı,
ve değerleme çarpanları çok daha fazla sorgulanacak.
Önümüzdeki haftalarda özellikle;
yakından izlenecek.
Eğer İran kaynaklı jeopolitik riskler de büyürse;
Ağustos ayı, 2026’nın en oynak dönemlerinden biri olabilir.