
• Vega Portföy Genel Müdürü Tarkan Çetin (@Fon_Eko), Elon Musk’ın hesabından alıntılar yaparak küresel gümüş piyasasına ilişkin kapsamlı bir yorum paylaştı
• Çetin, gümüşte yaşanan hareketin “geçici bir fiyat döngüsü” değil, çok yıllı bir “yapısal kırılma” süreci olduğunu savundu
• Arz açığı, Çin’in ihracat adımı, COMEX–LBMA stoklarındaki çözülme ve ABD’de parasal genişleme, fiziki gümüşte sıkışıklığı artıran ana başlıklar olarak öne çıktı
Vega Portföy Genel Müdürü Tarkan Çetin, @Fon_Eko hesabından yaptığı “Küresel Gümüş ve Para Politikası (28 Aralık 2025)” başlıklı paylaşımında, Elon Musk’ın sosyal medya hesabından alıntılar yaparak gümüş piyasasına ilişkin dikkat çekici bir çerçeve ortaya koydu. Çetin, gümüşteki fiyat hareketinin kısa vadeli bir dalga olarak okunmaması gerektiğini belirterek, piyasanın “geçici bir fiyat döngüsünden ziyade yapısal bir kırılma sürecine girdiğini” ifade etti.
Çetin’e göre gümüşün talep tarafında yaşanan dönüşüm, metali klasik emtia kategorisinden çıkarıyor. Paylaşımında, “yeşil enerji, savunma sanayi ve ileri teknolojide artan kullanım”ın gümüşü giderek daha stratejik bir varlığa dönüştürdüğünü vurguladı. Bu okuma, gümüşte fiyatlamanın yalnızca sanayi talebiyle değil, jeopolitik ve teknolojik yatırım döngüleriyle birlikte şekillendiği tezine dayanıyor.
Arz cephesinde ise Çetin, “beş yıldır süren yapısal açık” vurgusunu öne çıkardı. Bu açığın devam ettiğini belirten Çetin, Çin’in 2026 itibarıyla gümüş ihracatını lisansa bağlamasının fiziki piyasada sıkışıklığı artırabilecek bir adım olduğunu yazdı. Buna ek olarak COMEX–LBMA stoklarında “hızlı çözülme” tespitini paylaşarak, fiziki metalin erişilebilirliğinin azaldığı bir döneme girildiğini savundu. Çetin, Şanghay piyasasında oluşan “kalıcı primler”in de bu sıkışıklığın sahadaki yansıması olduğunu belirtti.
Paylaşımın bir diğer kritik başlığı, kağıt piyasa ile fiziki piyasa arasındaki ayrışma oldu. Çetin, ABD bankalarının “yüksek net kısa pozisyonları”na dikkat çekerek, bu pozisyonlanmanın kağıt piyasa fiyatlaması ile fiziki piyasa dinamikleri arasındaki dengesizliği büyüttüğünü ifade etti.
Para politikası tarafında ise Çetin’in çerçevesi doğrudan ABD’ye odaklandı. “ABD kaynaklı agresif parasal genişleme”nin belirleyici olduğunu belirten Çetin, “negatif reel faiz ortamı ve yüksek likidite”nin doların alım gücünü aşındırdığını, bunun da sermayeyi kağıt varlıklardan fiziki varlıklara yönlendirdiğini yazdı. Bu bağlamda gümüşün yalnızca bir sanayi girdisi değil, para politikasına duyarlı bir “stratejik varlık” olarak yeniden fiyatlanabileceği görüşünü öne çıkardı.
Çetin’in Musk hesabından alıntılarla kurduğu bu yorum, gümüşteki hareketi tekil bir ralli olarak değil, “parasal rejim değişimiyle uyumlu çok yıllı, yapısal bir yükseliş trendi” olarak okuyor. Bu yaklaşım, 2026’ya girerken gümüş piyasasının yalnızca arz-talep dengesiyle değil, küresel likidite rejimi ve fiziki piyasa sıkışıklığıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği tezini güçlendiriyor.