
• Asya’da kısmi kapanmalar başladı: enerji şoku artık reel ekonomiye geçiyor
• Petrol 100$ üzeri kalıcılaştı, risk primi fiyatlanıyor
• ABD açılış öncesi: risk-off, büyüme değil daralma senaryosu öne çıkıyor
Küresel piyasalarda yeni kırılma net: enerji şoku artık sadece fiyat değil, talep tarafını vuran makro bir stres testi haline geldi. Filipinler, Endonezya, Tayland ve Vietnam’da uzaktan çalışma uygulamaları devreye girerken, Pakistan’da okulların kapanması ve Güney Kore’de araç kullanımının plakaya göre kısıtlanması, krizin artık “fiziksel ekonomi”ye geçtiğini gösteriyor.
Bu tablo klasik bir emtia döngüsünü teyit ediyor:
“Yüksek fiyatların ilacı daha yüksek fiyatlardır.”
Çünkü fiyat arttıkça talep kırılır. Şu an piyasaların fiyatladığı tam olarak bu.
Petrol tarafında risk primi açık şekilde yukarı taşınıyor. Brent petrol 100–106$ bandında işlem görürken WTI 92–100$ seviyelerinde.
Bu seviyeler artık “yüksek” değil, talep yıkımı başlatacak eşik.
Altın tarafı ise klasik güvenli liman davranışını sürdürüyor. Ons altın 4.400$ civarında fiyatlanırken piyasa burada net: likidite altına kayıyor, riskten çıkış devam ediyor.
Dolar tarafında ise tablo daha kritik. DXY 98–100 bandında dengelenmiş durumda
Bu şu anlama geliyor:
ABD borsaları açılış öncesinde bu makroyu fiyatlıyor:
Özellikle enerji fiyatı → enflasyon → faiz → büyüme zinciri yeniden aktive oluyor. Bu, 2022 benzeri ama daha sert bir döngü potansiyeli.
Macquarie’nin senaryosu burada kritik kırılma noktası:
Eğer savaş Haziran’a uzar ve Hürmüz kapalı kalırsa, petrolün 200$ seviyesine gitmesi mümkün.
Bu seviyede artık konu fiyat değil:
→ Havacılık durur
→ Sanayi üretimi yavaşlar
→ Küresel ticaret daralır
→ Resesyon kaçınılmaz hale gelir
Sonuç olarak piyasa şu an şunu fiyatlıyor:
Bu bir “enerji rallisi” değil.
Bu, kontrollü bir talep yıkımı başlangıcı.