
● ABD, Karayipler’e uçak gemisi grubu gönderdi: Gerald R. Ford uçak gemisi ve beraberindeki 8 savaş gemisi ile 1 nükleer denizaltı, “uyuşturucu operasyonu” gerekçesiyle Venezuela açıklarına konuşlandırıldı.
● Bölgesel caydırıcılıktan öte mesaj: Washington, Karakas yönetimini izole etmeyi ve Latin Amerika’da yeniden güç gösterisi yapmayı hedefliyor.
● Gözler Maduro–Trump hattında: ABD’nin askeri yığınağı, Trump’ın “Venezuela’ya kara operasyonu olabilir” sözlerinden sadece günler sonra geldi.

ABD, Gerald R. Ford uçak gemisi ve beraberindeki 8 savaş gemisi, 1 nükleer denizaltı ve F-35 filosunu Güney Karayip Denizi’ne gönderdiğini açıkladı. Pentagon, resmi olarak bunun “uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele” kapsamında olduğunu duyurdu. Ancak yığınağın büyüklüğü ve seçilen mevziler, Washington’un Venezuela çevresinde sıcak bir caydırıcılık hattı kurduğuna işaret ediyor.
Reuters tarafından paylaşılan haritalarda, ABD’nin Küba, Porto Riko, Panama ve Haiti çevresinde konuşlu hava ve deniz unsurlarını artırdığı görülüyor. Bu bölgede amfibi saldırı gemileri, güdümlü füze destroyerleri, insansız hava araçları ve askeri nakliye uçakları dahil olmak üzere geniş bir kuvvet zinciri oluşturulmuş durumda.
Pentagon’un açıklaması “Counter-Narcotics” olarak çerçevelense de, operasyonun ölçeği klasik bir sınır ötesi görev tanımını aşıyor. Ford sınıfı bir uçak gemisinin bölgeye gönderilmesi, yüksek tempolu harekât kabiliyeti ve kara destek kapasitesi anlamına geliyor.
ABD yönetimi bu adımı, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro hükümetine dolaylı bir uyarı olarak da kullanıyor. Geçtiğimiz hafta Başkan Donald Trump, “Yakında Venezuela’da kara operasyonu göreceğiz” ifadeleriyle dikkat çekmişti. Şimdi bu askeri yığınak, söz konusu tehdidin lojistik altyapısı gibi duruyor.
Washington’un bu hareketi sadece Venezuela’ya değil, aynı zamanda Çin ve Rusya’nın bölgedeki etkisine de yanıt olarak okunuyor.
Yeni görev grubunun Panama Kanalı çevresinde de gözlem uçuşları yaptığı, ayrıca Porto Riko ve Honduras üslerine yakıt ikmal zinciri kurulduğu bildirildi. Bu tablo, ABD’nin sadece sembolik değil operasyonel bir kuşatma hattı kurduğunu ortaya koyuyor.
Venezuela, küresel petrol rezervlerinin %17’sine sahip. Ancak ülke yıllardır yaptırımlar nedeniyle ihracat kapasitesinin çok altında üretim yapıyor. Washington’un askeri baskısı, hem petrol arz zincirini yeniden şekillendirme niyeti taşıyor hem de Karakas’ın Rusya ve İran’la enerji ortaklığını sınırlamayı hedefliyor.
ABD, yakın zamanda Karayip ülkeleriyle “enerji güvenliği ortaklığı” anlaşmaları imzaladı. Ford Görev Grubu’nun aynı bölgeye demirlemesi, bu anlaşmalara askeri koruma zırhı ekliyor.
ABD’nin Karayip Denizi’ndeki bu askeri yoğunlaşması, klasik bir “uyuşturucu operasyonu” olmanın ötesinde, jeopolitik yeniden hizalanmanın işareti.
Venezuela kıyısına bu kadar büyük bir deniz gücü yığmak, Washington’un Latin Amerika’daki nüfuz boşluğunu kapatma hamlesi olarak okunuyor.
Sonuç olarak, Trump yönetimi Latin Amerika’ya “geri döndü” mesajı veriyor — ve bu kez mesele sadece uyuşturucu değil, petrol, Çin etkisi ve küresel güç paylaşımı.