
Türkiye’nin, Suudi Arabistan ile Pakistan arasında kurulan savunma ittifakına dahil olmak için temaslarda bulunduğu bildirildi. Bloomberg’e konuşan konuya yakın kaynaklara göre görüşmeler ileri bir aşamada ve anlaşmanın gerçekleşme ihtimali yüksek görülüyor.
Söz konusu savunma düzenlemesi, Eylül ayında Suudi Arabistan ile nükleer silaha sahip Pakistan arasında imzalanmıştı. Anlaşmaya göre taraflardan birine yönelik “her türlü saldırı”, tüm üyelere yapılmış sayılıyor. Bu yapı, NATO’nun 5. maddesine benzer bir karşılıklı savunma taahhüdü içeriyor. Türkiye’nin bu çerçeveye katılması, Orta Doğu merkezli güvenlik mimarisinde yeni bir denge arayışına işaret ediyor.
Bu adım, küresel sistemde artan jeopolitik belirsizliklerin ülkeleri çoklu ve esnek ittifaklar kurmaya ittiğini gösteriyor. ABD–NATO ekseni tek başına yeterli görülmezken, bölgesel güçler güvenlik risklerini dağıtmak için alternatif savunma şemsiyeleri oluşturuyor. Türkiye’nin, Suudi Arabistan ve Pakistan’la aynı savunma çerçevesinde yer alması; Körfez, Güney Asya ve Orta Doğu arasında yeni bir stratejik hat doğurabilir.
Bu olası ittifak, yalnızca askeri boyutla sınırlı değil. Savunma sanayii iş birlikleri, teknoloji transferi, enerji güvenliği ve bölgesel caydırıcılık gibi başlıklarda da etkiler yaratması bekleniyor. Çok kutuplu dünyada güvenliğin artık tek merkezden değil, örtüşen ittifak ağları üzerinden inşa edildiği bir döneme giriliyor.