
Trump, artan elektrik faturalarının sorumlusu olarak veri merkezlerini işaret etti
ABD’nin enerji altyapısı, yapay zekâ ve GPU patlamasını taşıyacak kapasitede değil
Çin, üretim ve şebeke ölçeğinde ABD’nin çok önünde; fark hızla açılıyor
ABD Başkanı Donald Trump, yaptığı son açıklamada elektrik faturalarındaki artışı veri merkezlerine bağladı ve büyük teknoloji şirketlerinin “kendi elektrik faturasını kendilerinin ödemesi gerektiğini” savundu. Trump’a göre, özellikle yapay zekâ odaklı veri merkezleri Amerikalı hanelerin omzuna yük bindiriyor; yönetimi ise bu yükü sınırlamak için teknoloji devleriyle masada.
Ancak bu söylem, ABD’nin enerji ve altyapı gerçekliğiyle ciddi biçimde örtüşmüyor. Sorun, veri merkezlerinin elektrik tüketmesi değil; ABD’nin bu talebi karşılayacak ölçek ve hızda enerji üretememesi. Bugün ABD’de birçok veri merkezi, en ileri GPU altyapısına sahip olmasına rağmen, yeterli ve istikrarlı elektrik bağlantısı olmadığı için tam kapasite çalışamıyor.
Küresel karşılaştırma tabloyu daha da netleştiriyor. Çin’in toplam elektrik üretimi hâlihazırda ABD’nin iki katından fazla. Üstelik önümüzdeki beş yıl içinde Çin’in ekleyeceği yeni üretim kapasitesi, ABD’nin mevcut elektrik şebekesinin toplamına yaklaşacak büyüklükte. Yani mesele yalnızca bugünün faturaları değil; geleceğin yapay zekâ, savunma ve sanayi altyapısının hangi ülkede çalışabileceği.
Trump’ın “Amerikalılar veri merkezlerinin bedelini ödemesin” söylemi, teknik olarak kulağa hoş gelse de ekonomik olarak eksik. Elektrik fiyatlarını veri merkezlerinden koparmak mümkün değil; çünkü asıl belirleyici unsur üretim kapasitesi, iletim altyapısı ve şebeke yatırımları. Bunlar olmadan, maliyeti kimin ödediği değil, elektriğin olup olmadığı kritik hale geliyor.
İroni şu: ABD, yapay zekâda liderliği savunurken, bu liderliğin temel girdisi olan elektrikte yapısal darboğaz yaşıyor. GPU’lar var, yazılım var, sermaye var; ama enerji yok. Para politikasıyla likidite üretilebilir, bilanço şişirilebilir; fakat gigawatt-saat basılamaz.
Özetle Trump’ın çıkışı, ABD’nin enerji altyapısındaki kırılganlığı perdelemekten çok görünür kılıyor. Veri merkezleri fatura meselesi değil; enerji üretimi ve şebeke kapasitesi meselesi. Ve bu alanda ABD, Çin’le arasındaki farkı kapatmak bir yana, giderek geride kalıyor.