
Trump, uluslararası hukuk vurgusunu tamamen reddeden sert bir dış politika çizgisi ortaya koydu
ABD-Rusya nükleer anlaşmasının süresinin dolmasının Washington açısından bağlayıcı olmadığı mesajı verildi
İran’da göstericilere yönelik olası sert müdahaleye karşı askeri misilleme tehdidi açık biçimde dile getirildi
ABD Başkanı Donald Trump, dış politika ve güvenlik başlıklarında tansiyonu yükselten açıklamalar yaptı. Trump, uluslararası hukukla bağlı olmadığını ifade ederek, ABD’nin çıkarları söz konusu olduğunda çok taraflı kurallara veya hukuki çerçevelere ihtiyaç duymadığını söyledi. Bu çıkış, Washington’un küresel düzen ve hukuk temelli sistemden daha da uzaklaşabileceği yönünde yorumlandı.
Nükleer silahlar başlığında ise ABD ile Rusya arasındaki mevcut nükleer anlaşmaya değinen Trump, anlaşmanın süresinin dolmasının ABD açısından belirleyici bir sorun olmadığını belirtti. “Süresi dolarsa, dolar” ifadesiyle, anlaşmanın uzatılmasının ya da yeniden müzakere edilmesinin öncelik taşımadığını ima eden Trump, nükleer denge konusunda daha esnek ve tek taraflı bir yaklaşım benimsediğini ortaya koydu.
İran’a ilişkin açıklamalar ise sertlik dozunun en yüksek olduğu başlık oldu. Trump, İran yönetiminin protestoculara karşı ölümcül güç kullanması halinde ABD’nin “çok sert” bir karşılık vereceğini söyledi. Bu ifade, askeri seçeneklerin masada tutulduğuna dair açık bir tehdit olarak değerlendirildi. Açıklama, İran’daki iç gelişmelerin artık yalnızca iç güvenlik meselesi olarak görülmediğini, bölgesel ve küresel risk başlığına dönüştüğünü gösteriyor.
Trump’ın bu söylemleri, ABD dış politikasında hukuk temelli çok taraflı yapıdan uzaklaşma, nükleer silah kontrol rejimlerinin zayıflaması ve Orta Doğu’da askeri gerilimin yeniden tırmanması risklerini aynı anda gündeme taşıdı. Piyasalar açısından bakıldığında, bu çerçeve jeopolitik risk priminin yüksek kalmaya devam edeceğine işaret ediyor.