
ABD Başkanı Donald Trump, Pekin ile yürütülen ticaret görüşmelerinde üç stratejik kırılma noktası olduğunu söyledi: nadir toprak elementleri, fentanil ve soya fasulyesi. Florida’dan Washington’a dönüş yolunda yaptığı açıklamada Trump, Çin’i kritik madenler üzerinden baskı kurmakla suçladı ve ekledi:
“Nadir toprak elementleri üzerinden bizimle oyun oynamalarına izin vermeyeceğiz.”
Trump’ın sözünü ettiği nadir toprak elementleri, elektrikli araçlar, radar sistemleri, füze teknolojisi, akıllı telefonlar ve yarı iletken ekipmanları için vazgeçilmez hammaddeler. Üstelik bu alanda dünya üretiminin %70’inden fazlası Çin’in kontrolünde. Pekin’in geçen hafta kritik mineraller ihracatına yeni lisans koşulları ve denetim kısıtları getirmesinin ardından Washington’dan yanıt gecikmedi. Trump, Çin mallarına %100 ek gümrük vergisi uygulanacağını ve kararın 1 Kasım’da yürürlüğe gireceğini açıkladı.
Trump ikinci başlığı ABD’de her yıl on binlerce kişinin ölümüne yol açan fentanil krizi olarak belirledi. Washington, fentanilin Çinli tedarikçiler üzerinden yasa dışı şekilde ABD’ye girdiğini savunuyor. Pekin ise “Uyuşturucu krizi ABD’nin kendi iç sorunudur” diyerek suçlamayı reddediyor.
Üçüncü başlık ise zirai ticaret. ABD ile Çin arasındaki gerilimli ilişkilerde soya fasulyesi yıllardır stratejik pazarlık aracı olarak kullanılıyor. Çin, geçen yıl ABD’den 12,6 milyar dolarlık soya fasulyesi alımı yaparken, bu yıl alımları sıfırlayıp Güney Amerika’ya yöneldi. Trump ise “Çin yeniden soya almak zorunda” diyerek tarım cephesinden baskıyı artırıyor.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, hafta sonu Malezya’da yeni bir ABD–Çin temas turu yapılacağını açıkladı. Geçen hafta IMF toplantıları sırasında Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile yapılan online görüşmenin ardından taraflar “müzakerede zemin arayışı” mesajı vermişti. Ancak aynı gün Trump’ın, Xi Jinping ile planlanan yüz yüze görüşmeyi iptal edebileceğini söylemesi, tansiyonun kolay düşmeyeceğini gösteriyor.
Bu gerilimin merkezinde aslında küresel teknoloji üstünlüğü yarışı var. Nadir toprak elementleri üzerinden başlayan restleşme büyürse:
Trump’ın açıklamaları “yeni nesil ticaret savaşı”nın başlıklarını netleştirdi. Artık mesele sadece ticaret açığı değil; stratejik madenler, enerji güvenliği, yapay zeka ve biyoteknoloji yarışının finansal savaşa dönüşmesi. Çin ise karşılık vermeye hazır: kritik minerallerde ihracat lisanslarını sıkılaştırdı, stratejik metallerde kontrolü artırdı.
Sonuç değişmiyor: Dünya yeni bir bloklaşma ekonomisine doğru gidiyor—ticaret savaşı 2.0 başladı ve bu kez merkezinde nadir toprak elementleri var.