
The Economist son analizinde oldukça iddialı bir soru ortaya koyuyor:
“Ortadoğu’nun bir sonraki büyük stratejik rekabeti Türkiye ile İsrail arasında yaşanabilir.”
Bu ifade, iki ülkenin doğrudan savaşa gireceği anlamına gelmiyor. Asıl vurgu, İran merkezli güvenlik denkleminden sonra bölgesel güç mücadelesinin yeni ekseninin Ankara-Tel Aviv hattına kayabileceği yönünde.
2023’te başlayan Gazze savaşı iki ülke arasındaki siyasi ilişkileri tarihinin en düşük seviyelerinden birine taşıdı.
Bugün ise tablo sadece Gazze’den ibaret değil.
Rekabet artık;
başlıklarında da hissediliyor.
Uluslararası düşünce kuruluşlarının ortak değerlendirmesi, İran’ın bölgesel etkinliğinin azalması halinde ortaya çıkacak boşluğun iki büyük askeri güç tarafından doldurulmaya çalışılabileceği yönünde.
Bu nedenle birçok analizde artık şu soru soruluyor:
“Ortadoğu’nun yeni dengeleyici gücü kim olacak?”
Adaylar arasında en güçlü iki ülke:
olarak görülüyor.
Bugün rekabetin en hassas noktası Suriye.
Türkiye;
üzerinden hareket ediyor.
İsrail ise;
hedeflerini önceliklendiriyor.
Dolayısıyla aynı coğrafyada iki farklı güvenlik vizyonu oluşuyor.
Bir diğer kırılma noktası enerji.
İsrail;
gibi doğal gaz sahalarını Avrupa’ya ulaştırmak istiyor.
Türkiye ise hem enerji koridoru olmayı hem de Doğu Akdeniz’de daha güçlü söz sahibi olmayı hedefliyor.
The Economist’in ikinci analizinde dikkat çekici bir öneri yer alıyor:
“İki ülke birbirine karşı rekabet etmek yerine enerji ticaretinde iş birliği yaparsa her iki taraf da kazanabilir.”
ABD açısından durum daha karmaşık.
Türkiye NATO’nun en büyük ordularından biri.
İsrail ise ABD’nin bölgedeki en yakın stratejik ortağı.
Washington uzun süredir iki müttefiki arasında denge kurmaya çalışıyor.
Son günlerde yeniden gündeme gelen Türkiye’ye F-35 satışı tartışmaları, İsrail’de güvenlik kaygılarını artırırken Ankara açısından yeni bir sayfa açabilecek gelişme olarak görülüyor.
Bu rekabet;
üzerinde etkili olabilir.
Türkiye açısından ise;
yakından takip edilecek başlıklar arasında yer alıyor.
Diplomatik gerilim sürer ancak ekonomik ilişkiler zamanla yeniden canlanır.
Suriye’de vekil güçler üzerinden daha sert rekabet yaşanır.
Doğu Akdeniz veya Suriye’de doğrudan askeri kriz riski oluşur.
Şu aşamada uluslararası analizlerin çoğu doğrudan savaş ihtimalini düşük, ancak uzun süreli stratejik rekabet ihtimalini yüksek görüyor.
The Economist’in kapağı yalnızca Türkiye ile İsrail arasındaki bugünkü siyasi gerilimi anlatmıyor.
Asıl mesaj şu:
İran’ın belirleyici rolünün zayıfladığı yeni Ortadoğu’da, bölgenin iki en güçlü askeri ve diplomatik aktörü olan Türkiye ile İsrail arasındaki rekabet, önümüzdeki yılların jeopolitik gündemini şekillendirebilir.
Ancak bunun kaçınılmaz bir çatışmaya dönüşeceğini söylemek için henüz yeterli veri bulunmuyor. NATO üyeliği, ABD’nin denge politikası, ekonomik çıkarlar ve enerji iş birliği ihtimali gerilimi sınırlayabilecek önemli unsurlar olarak öne çıkıyor.