
ABD Başkanı Donald Trump, 2027 mali yılı için savunma bütçesi hedefini 1,5 trilyon dolar olarak ilan ederek küresel askeri harcama dengelerini değiştirecek bir hamleye imza attı.
Trump’ın 2027 bütçe projeksiyonu mevcut 901 milyar dolarlık rekor seviyeyi %66 oranında aşmayı hedefliyor. Bütçe artışının finansman kaynağı olarak diğer ülkelere uygulanan gümrük tarifelerinden elde edilen gelirler gösteriliyor. Başkan Trump, bu devasa bütçeyle “hayallerindeki orduyu” kurarak ABD’yi her türlü dış tehdide karşı sarsılmaz bir güce ulaştırmayı vadediyor.
ABD Başkanı Donald Trump, 2027 mali yılına dair savunma harcamaları stratejisini kamuoyuyla paylaştı. Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, Kongre üyeleri ve siyasi temsilcilerle yürütülen yoğun müzakereler sonucunda, savunma bütçesinin daha önce öngörülen 1 trilyon dolar eşiğinin çok üzerine çıkarılması gerektiğini belirtti. Trump, küresel jeopolitik ortamı “çalkantılı ve tehlikeli” olarak nitelendirirken, ABD’nin güvenliğini sağlamak için 1,5 trilyon dolarlık bir rakamın kaçınılmaz olduğunu vurguladı.
Haberin ekonomi boyutu, bu devasa harcamanın nasıl finanse edileceği noktasında düğümleniyor. Trump, bütçe açığını artırmak yerine, kendi döneminde agresif şekilde uygulanan gümrük tarifelerini birincil gelir kaynağı olarak işaret etti. Gümrük vergilerinden elde edilen fonların 600 milyar doları aşacağını savunan Trump, bu gelirin hem ordunun modernizasyonu hem de ulusal borcun ödenmesi için kullanılacağını ifade etti.
ABD’nin 2026 yılı için kabul edilen 901 milyar dolarlık bütçesi zaten dünya tarihindeki en yüksek savunma harcaması olarak kayıtlara geçmişti. 2027 için önerilen 1,5 trilyon dolarlık miktar, bu çıtayı ulaşılamaz bir seviyeye taşıyor. Bu açıklamanın ardından, havacılık ve savunma sanayi hisselerinde (Lockheed Martin, Raytheon, Northrop Grumman) hareketlilik gözlenirken, yatırımcılar bütçenin teknoloji ve mühimmat üretim kapasitesine nasıl yansıyacağını analiz etmeye başladı.
Trump’ın bu hamlesi, sadece askeri bir gövde gösterisi değil, aynı zamanda tarifeler üzerinden kurgulanan korumacı ekonomi modelinin savunma harcamalarıyla meşrulaştırılması olarak yorumlanıyor. Analistler, bu bütçenin yasalaşması durumunda küresel savunma sanayi tedarik zincirinde ve ABD’nin ticaret ortaklarıyla olan ilişkilerinde yeni bir gerilim hattı oluşabileceği konusunda uyarıyor.