
JP Morgan, 2026’da faiz indirimi beklemediğini, Fed’in bir sonraki adımının 2027’de faiz artışı olacağını öngörüyor.
Bankaya göre istihdam piyasasında “hızlı ve sert” bir bozulma yok; bu nedenle Fed üzerinde acil gevşeme baskısı oluşmuyor.
Ancak veriler, ABD ekonomisinin son 20 yılın en zayıf istihdam performanslarından birini yaşadığını gösteriyor.

J.P. Morgan tarafından yapılan son değerlendirmede, ABD Merkez Bankası’nın (Federal Reserve) 2026 boyunca faiz indirimine gitmeyeceği, ilk politika değişikliğinin ise 2027’de sınırlı bir faiz artışı yönünde olabileceği ifade edildi. Banka, daha önce Ocak 2026 için öngördüğü faiz indirimi beklentisini de geri çekti.
Bu bakış açısının temel dayanağı, istihdam piyasasının “henüz kırılma noktasına gelmemiş” olması. JP Morgan’a göre iş gücü piyasasında yavaşlama var ancak bu yavaşlama, Fed’i hızlı bir politika değişimine zorlayacak ölçekte değil.
Ancak veriler, tabloya daha geniş açıdan bakıldığında farklı bir resim sunuyor. ABD ekonomisi 2025 yılında toplamda yalnızca 584 bin net istihdam artışı yarattı. Bu rakam, resesyon dönemleri hariç tutulduğunda 2003’ten bu yana görülen en zayıf yıllık istihdam performansı olarak kayda geçti. Pandemi yılı olan 2020 dışarıda bırakıldığında, son 22 yılın en düşük istihdam artışı dikkat çekiyor.
İstihdamdaki bu zayıf tabloya rağmen, büyük yatırım bankalarının Fed patikasında aşağı yönlü revizyon yapmakta isteksiz olduğu görülüyor. Barclays ve Goldman Sachs da faiz indirimi beklentilerini 2026 ortasına ötelemiş durumda. Piyasa fiyatlamaları ise kısa vadede Fed’in bekle-gör modunda kalacağına işaret ediyor.
Özetle, manşette “istihdamda hızlı bozulma yok” denirken, dipte ABD ekonomisinin sessiz ama belirgin bir şekilde soğuduğu bir yıl geride kalmış durumda. Fed cephesinde bu yavaşlama şimdilik faiz indirimi için yeterli görülmese de, 2025 istihdam verileri para politikasının manevra alanının giderek daraldığını gösteriyor.
