
İsrail, Rusya’nın güney Suriye’ye asker konuşlandırma girişimini engelledi; Tel Aviv, bölgede Rus varlığı yerine tam askerden arındırmayı tercih ediyor.
Şam yönetimi Rus güçlerini “koruyucu şemsiye” olarak davet etmek isterken, Moskova İsrail’le koordinasyon olmadan adım atmaya yanaşmadı.
Dosya, Netanyahu–Putin hattında uzun süredir gündemde; ABD arabuluculuğundaki temaslar sahadaki dengeyi henüz kalıcı biçimde değiştirmedi.
İsrail, Rusya’nın güney Suriye’ye asker konuşlandırma girişimini durdurdu. Haaretz’e konuşan İsrailli bir kaynak, Suriye ve Rusya’nın güney bölgelerde Rus güçleri konuşlandırma planının İsrail’in itirazı nedeniyle şimdilik askıya alındığını söyledi. Kaynağa göre Şam yönetimi, İsrail’in güney Suriye’deki askeri faaliyetlerini sınırlamak amacıyla Rus birliklerini “koruyucu bir şemsiye” olarak bölgeye davet etmek istedi.
Ancak Moskova’nın bu adımı, İsrail ile koordinasyon olmadan atmaya yanaşmadığı aktarılıyor. İsrailli kaynak, konunun son aylarda Benjamin Netanyahu ile Vladimir Putin arasında da ele alındığını belirtti. İki yabancı diplomatik kaynak da İsrail–Rusya hattında güney Suriye başlığının sürekli gündemde olduğunu doğruluyor.
İsrail tarafı, Suriye’nin bazı bölgelerinde sınırlı bir Rus varlığını —özellikle Türkiye’ye karşı denge unsuru olarak— tolere edebileceğini, ancak bunun güney Suriye için geçerli olmadığını vurguluyor. Tel Aviv’in tercihi, Rus varlığı yerine bölgenin tamamen askerden arındırılması. Rus Kommersant gazetesi ise Ağustos ayında Şam’ın, güney vilayetlerde İsrail faaliyetlerini sınırlamak için Rus askeri polisi konuşlandırmayı değerlendirdiğini yazmıştı.
Bölgedeki bir diplomat, bu fikrin ilk olarak Moskova’dan çıktığını ancak Rusya’nın Ukrayna’daki askeri yükümlülükleri nedeniyle güney Suriye’ye yeni güç ayırmasının zorlaştığını belirtiyor. Bu durum, Rusya’nın sahadaki manevra alanını daraltan temel faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
Esad rejiminin düşüşünün ardından Suriye’nin yeni lideri Ahmed el-Şara, başlangıçta Rusya’ya mesafeli bir tutum sergilemiş, yaz aylarından itibaren ise Moskova ile ilişkileri yeniden dengelemeye yönelmişti. Kasım ayında Rusya Savunma Bakan Yardımcısı Yunus-Bek Yevkurov başkanlığındaki bir heyetin Şam’ı ziyaret etmesi ve ardından Rus askeri heyetinin güney Suriye’de incelemelerde bulunması bu çabanın sahadaki yansımaları olarak görülüyor.
Sahadaki gerilim ise zaman zaman sıcak çatışmalara dönüştü. Aynı dönemde İsrail güçleri, daha önce Rus karakolunun bulunduğu Beyt Cenn kasabası yakınlarında silahlı kişilerle çatışmaya girdi; altı İsrail askeri yaralanırken en az 13 Suriyelinin hayatını kaybettiği bildirildi.
Diplomatik kanalda ise sınırlı bir açılım var. Salı günü İsrailli ve Suriyeli temsilciler, ABD arabuluculuğunda Paris’te bir araya gelerek istihbarat paylaşımını da içeren bir mekanizma kurulması konusunda mutabakata vardı. Ancak görüşmelere aşina bir kaynak, İsrail askerleri tampon bölgede kaldığı sürece bu mutabakatın etkisinin sınırlı olacağını ifade ediyor.
İsrail, Esad sonrası dönemde ele geçirdiği Hermon Dağı’nın Suriye tarafında “öngörülebilir gelecekte” kalmayı planlıyor. Suriye ise 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması hatlarına tam çekilme talebini yinelerken, İsrail Şam’ın güneyinin askerden arındırılmasını şart koşuyor.
Güney Suriye, yalnızca Şam–Tel Aviv hattının değil; Moskova’nın kapasite sınırları, Washington’un arabuluculuğu ve bölgesel denge arayışlarının kesiştiği yüksek riskli bir jeopolitik fay hattı olmaya devam ediyor.