
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in danışmanı Sergey Kobyakov, Washington’un küresel finans düzeninde yeni bir oyun kurmaya çalıştığını öne sürdü. Kobyakov’a göre ABD, 35 trilyon doları aşan ulusal borcunu altın ve kripto piyasaları üzerinden “yumuşatmayı” hedefliyor.
Kobyakov, ABD’nin özellikle kripto paralar ve altın üzerinde kontrol arayışına dikkat çekerek, “Bu iki sektör özünde geleneksel küresel para sistemine alternatif. Washington’un hamleleri, dolara olan güvenin azalması sorununu acilen çözme çabasını yansıtıyor” dedi.
ABD’nin bu yaklaşımı, Kobyakov’a göre tarihten tanıdık. 1930’larda altın standardından çıkış, 1970’lerde ise doların altına bağlılığının koparılmasıyla, Washington kendi borç yükünü hafifletmişti. Bugün ise benzer bir planın “kripto bulutuna taşıma” üzerinden yeniden sahneye konduğu iddia ediliyor.
Putin’in danışmanı, ABD’nin stablecoin’ler aracılığıyla borçlarının bir kısmını dijital varlıklara aktardıktan sonra, bu borcun piyasa değerini düşürebileceğini savundu. “Basitçe söylemek gerekirse; 35 trilyon dolarlık borç, kriptoya taşınacak, değeri eritilecek ve sıfırdan başlanacak” ifadelerini kullandı.
Kobyakov’un iddiaları, ABD’nin borç krizini çözmek için kripto paraları stratejik araç olarak kullandığını öne sürüyor. Ancak bu yaklaşım, sadece ABD içi değil, küresel piyasalarda da büyük belirsizlikler yaratabilir. Özellikle gelişen ülkeler için, “kripto bulutu” üzerinden değer erimesi yeni bir finansal şok dalgası anlamına gelebilir.
BS Ekonomi yorumu: ABD’nin kriptoya yönelişi yalnızca teknolojik bir dönüşüm değil, aynı zamanda küresel borç yükünü hafifletme hamlesi olarak okunuyor. Tarihten bildiğimiz üzere, Washington kendi krizlerini genellikle dünya ekonomisinin sırtına yükledi. Görünen o ki, bu kez sahneye konulan araç kripto paralar olacak.